<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Aşçıların Başkentinden Merhaba - Tüm Forumlar]]></title>
		<link>http://mengeninsesi.forum-gourmet.com/</link>
		<description><![CDATA[Aşçıların Başkentinden Merhaba - http://mengeninsesi.forum-gourmet.com]]></description>
		<pubDate>Sat, 17 May 2008 06:26:54 +0300</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[UNUTAMAZSIN - MUAZZEZ ABACI]]></title>
			<link>http://mengeninsesi.forum-gourmet.com/showthread.php?tid=952</link>
			<pubDate>Fri, 16 May 2008 19:18:21 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://mengeninsesi.forum-gourmet.com/showthread.php?tid=952</guid>
			<description><![CDATA[Muazzez Abacı - Unutamazsın<br />
 <br />
Unuturum diye yorma kendini<br />
Her sevenle beni bir tutamazsın<br />
<br />
Bu kadar yürekten sevmişken seni<br />
Öyle kolay değil unutamazsın<br />
<br />
Yıllar sonra birgün beni ararsan <br />
Kulakların değil kalbin çınlasın<br />
<br />
Ardından bakıpta öylece kalan <br />
Gözlerinde donmuş iki damlasın<br />
<br />
Ahımın rüzgarı üşütür beni<br />
Benden başkasına ısınamazsın<br />
<br />
Yorgun şarkılarla anarsın beni<br />
Öyle kolay değil unutamazsın <br />
<br />
HABİL BABA'YA İTHAF OLUNUR.......]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Muazzez Abacı - Unutamazsın<br />
 <br />
Unuturum diye yorma kendini<br />
Her sevenle beni bir tutamazsın<br />
<br />
Bu kadar yürekten sevmişken seni<br />
Öyle kolay değil unutamazsın<br />
<br />
Yıllar sonra birgün beni ararsan <br />
Kulakların değil kalbin çınlasın<br />
<br />
Ardından bakıpta öylece kalan <br />
Gözlerinde donmuş iki damlasın<br />
<br />
Ahımın rüzgarı üşütür beni<br />
Benden başkasına ısınamazsın<br />
<br />
Yorgun şarkılarla anarsın beni<br />
Öyle kolay değil unutamazsın <br />
<br />
HABİL BABA'YA İTHAF OLUNUR.......]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[UNUTAMAZSIN - MUAZZEZ ERSOY]]></title>
			<link>http://mengeninsesi.forum-gourmet.com/showthread.php?tid=951</link>
			<pubDate>Fri, 16 May 2008 19:15:30 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://mengeninsesi.forum-gourmet.com/showthread.php?tid=951</guid>
			<description><![CDATA[Muazzez Ersoy - Nankör<br />
<br />
Unutamazsın<br />
<br />
Karanlık çökünce sokağınıza<br />
Köşede ben varım unutamazsın<br />
O mutlu günler hep gelir aklına<br />
Sen beni ömrünce unutamazsın<br />
<br />
Mektupları yırtıp attın diyelim<br />
Resimleri bir bir yaktın diyelim<br />
Bir mazi var onu nasıl silelim<br />
Sen beni ömrünce unutamazsın<br />
<br />
Ah edip adımı her anışında<br />
Bir kerem misali her yanışında<br />
Bir hayal olurum yanı başında<br />
Sen beni ömrünce unutamazsın<br />
<br />
Mektupları yırtıp attın diyelim<br />
Resimleri bir bir yaktın diyelim<br />
Bir mazi var onu nasıl silelim<br />
Sen beni ömrünce unutamazsın....]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Muazzez Ersoy - Nankör<br />
<br />
Unutamazsın<br />
<br />
Karanlık çökünce sokağınıza<br />
Köşede ben varım unutamazsın<br />
O mutlu günler hep gelir aklına<br />
Sen beni ömrünce unutamazsın<br />
<br />
Mektupları yırtıp attın diyelim<br />
Resimleri bir bir yaktın diyelim<br />
Bir mazi var onu nasıl silelim<br />
Sen beni ömrünce unutamazsın<br />
<br />
Ah edip adımı her anışında<br />
Bir kerem misali her yanışında<br />
Bir hayal olurum yanı başında<br />
Sen beni ömrünce unutamazsın<br />
<br />
Mektupları yırtıp attın diyelim<br />
Resimleri bir bir yaktın diyelim<br />
Bir mazi var onu nasıl silelim<br />
Sen beni ömrünce unutamazsın....]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[ATASÖZLERİMİZDEKİ TEZATLAR...]]></title>
			<link>http://mengeninsesi.forum-gourmet.com/showthread.php?tid=950</link>
			<pubDate>Fri, 16 May 2008 17:53:57 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://mengeninsesi.forum-gourmet.com/showthread.php?tid=950</guid>
			<description><![CDATA[Atasözlerimizdeki Tezatlar <br />
 <br />
Güzel Türkçemiz o kadar zengin ki hemen hemen yaşadığımız her olayın ardından &#8220;ee atalarımız boşuna dememiş&#8221; ile başlayan bir atasözü kondurabiliyoruz. Peki atalarımız bizim yaşadığımız olayları önceden biliyorlar mıydı? Cevabı çok basit. Hayır&#8230; Onların yaptığı tek şey yaşayabileceğimiz her olayın ardından bize öğüt verici birkaç anı bırakmaktı. Hal böyle olunca ortaya birbiriyle çelişen olayların doğurduğu birbiriyle çelişen atasözleri ortaya çıkmış. İşte böylece her olaya uydurabileceğimiz bir atasözü bulabiliyoruz. Eee hakikaten atalarımız işlerini biliyorlarmış&#8230; İşte size birkaç tane örnek&#8230;<br />
<br />
<br />
Damlaya damlaya göl olur. / Taşıma suyla değirmen dönmez. <br />
İyi insan lafın üstüne gelir. / İti an çomağı hazırla&#8230; <br />
Bir elin nesi var iki elin sesi var. / Nerde çokluk orda &#8230;luk. <br />
Fazla mal göz çıkarmaz. / Azıcık aşım ağrısız başım&#8230; <br />
Kervan yolda düzelir. / Balık baştan kokar. <br />
Söz gümüşse,sükut altındır. / Sükut ikrardan gelir. <br />
Harama uçkur çözülmez. / Güzele bakmak sevaptır. <br />
İki gönül bir olunca samanlık seyran olur. / İki çıplak bir hamama yakışır. <br />
Bülbülün çektiği dili belası&#8230; / Bilmemek ayıp değil öğrenmemek (sormamak) ayıp. <br />
Eşeğe altın semer vursan, eşek yine eşektir. / Ye kürküm ye&#8230; <br />
Eğri otur doğru konuş&#8230; / Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar. <br />
Düşenin dostu olmaz. / Dost kara günde belli olur. <br />
Ava giden avlanır. / Atın ölümü arpadan olsun. <br />
Erken kalkan yol alır. / Acele işe şeytan karışır. <br />
Birlikten kuvvet doğar. / Körler, sağırlar; birbirlerini ağırlar. <br />
Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır. / Lafla peynir gemisi yürümez. <br />
Gün ola harman ola&#8230; / Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir. <br />
Ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol. / Hocanın dediğini yap, yaptığını yapma. <br />
İyilik yap denize at. / Merhametten maraz doğar. <br />
Zararın neresinden dönülse kardır. / Gelen gideni aratır. <br />
Yüzü güzel olanın huyu da güzel olur. / Yüzü güzel olanı değil huyu güzel olanı sev. <br />
Akıl akıldan üstündür. / Aklın yolu birdir. <br />
El elden üstündür. / Alet işler el övünür. <br />
Acı patlıcanı kırağı çalmaz. / Kurunun yanında yaş da yanar. <br />
Zorla güzellik olmaz. / Zora dağlar dayanmaz. <br />
Öfke baldan tatlıdır. / Öfke ile kalkan zararla oturur. <br />
İşleyen demir ışıldar. / İnsan yedisinde neyse yetmişinde de odur. <br />
Fazla mal göz çıkarmaz. / Azı karar çoğu zarar. <br />
İnsanın kıymetini insan bilir. / İnsanoğlu çiğ süt emmiş. <br />
Anasına bak kızını al, kenarına bak bezini al. / Beş parmağın beşi birbirine benzemez. <br />
Olmaz olmaz deme&#8230; / İş olacağına varır. <br />
Eski dost düşman olmaz. / Güvenme dostuna saman doldurur postuna.. <br />
Harama el uzatılmaz. / Üzümü ye bağını sorma&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Atasözlerimizdeki Tezatlar <br />
 <br />
Güzel Türkçemiz o kadar zengin ki hemen hemen yaşadığımız her olayın ardından &#8220;ee atalarımız boşuna dememiş&#8221; ile başlayan bir atasözü kondurabiliyoruz. Peki atalarımız bizim yaşadığımız olayları önceden biliyorlar mıydı? Cevabı çok basit. Hayır&#8230; Onların yaptığı tek şey yaşayabileceğimiz her olayın ardından bize öğüt verici birkaç anı bırakmaktı. Hal böyle olunca ortaya birbiriyle çelişen olayların doğurduğu birbiriyle çelişen atasözleri ortaya çıkmış. İşte böylece her olaya uydurabileceğimiz bir atasözü bulabiliyoruz. Eee hakikaten atalarımız işlerini biliyorlarmış&#8230; İşte size birkaç tane örnek&#8230;<br />
<br />
<br />
Damlaya damlaya göl olur. / Taşıma suyla değirmen dönmez. <br />
İyi insan lafın üstüne gelir. / İti an çomağı hazırla&#8230; <br />
Bir elin nesi var iki elin sesi var. / Nerde çokluk orda &#8230;luk. <br />
Fazla mal göz çıkarmaz. / Azıcık aşım ağrısız başım&#8230; <br />
Kervan yolda düzelir. / Balık baştan kokar. <br />
Söz gümüşse,sükut altındır. / Sükut ikrardan gelir. <br />
Harama uçkur çözülmez. / Güzele bakmak sevaptır. <br />
İki gönül bir olunca samanlık seyran olur. / İki çıplak bir hamama yakışır. <br />
Bülbülün çektiği dili belası&#8230; / Bilmemek ayıp değil öğrenmemek (sormamak) ayıp. <br />
Eşeğe altın semer vursan, eşek yine eşektir. / Ye kürküm ye&#8230; <br />
Eğri otur doğru konuş&#8230; / Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar. <br />
Düşenin dostu olmaz. / Dost kara günde belli olur. <br />
Ava giden avlanır. / Atın ölümü arpadan olsun. <br />
Erken kalkan yol alır. / Acele işe şeytan karışır. <br />
Birlikten kuvvet doğar. / Körler, sağırlar; birbirlerini ağırlar. <br />
Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır. / Lafla peynir gemisi yürümez. <br />
Gün ola harman ola&#8230; / Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir. <br />
Ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol. / Hocanın dediğini yap, yaptığını yapma. <br />
İyilik yap denize at. / Merhametten maraz doğar. <br />
Zararın neresinden dönülse kardır. / Gelen gideni aratır. <br />
Yüzü güzel olanın huyu da güzel olur. / Yüzü güzel olanı değil huyu güzel olanı sev. <br />
Akıl akıldan üstündür. / Aklın yolu birdir. <br />
El elden üstündür. / Alet işler el övünür. <br />
Acı patlıcanı kırağı çalmaz. / Kurunun yanında yaş da yanar. <br />
Zorla güzellik olmaz. / Zora dağlar dayanmaz. <br />
Öfke baldan tatlıdır. / Öfke ile kalkan zararla oturur. <br />
İşleyen demir ışıldar. / İnsan yedisinde neyse yetmişinde de odur. <br />
Fazla mal göz çıkarmaz. / Azı karar çoğu zarar. <br />
İnsanın kıymetini insan bilir. / İnsanoğlu çiğ süt emmiş. <br />
Anasına bak kızını al, kenarına bak bezini al. / Beş parmağın beşi birbirine benzemez. <br />
Olmaz olmaz deme&#8230; / İş olacağına varır. <br />
Eski dost düşman olmaz. / Güvenme dostuna saman doldurur postuna.. <br />
Harama el uzatılmaz. / Üzümü ye bağını sorma&#8230;]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[YALNIZ ADAM VE KIRLANGIÇ...]]></title>
			<link>http://mengeninsesi.forum-gourmet.com/showthread.php?tid=949</link>
			<pubDate>Fri, 16 May 2008 17:35:11 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://mengeninsesi.forum-gourmet.com/showthread.php?tid=949</guid>
			<description><![CDATA[Yalnız Adam ve Kırlangıç<br />
<br />
Karlı bir kış günüymüş&#8230; Yağan kardan üşümüş küçük kırlangıç, yalnız bir adamın penceresinin dışına gelip gagasıyla camı tıkırdatmış, adeta adamın onun içeri girmesine müsade etmesini istemiş. Yalnız adam bu isteği görmüş, &#8220;olmaz alamam, git başımdan&#8221; der gibi kuşu kovalamış, sonra da kendi kendine söylenmiş;&#8221;Hıh, camı tıkırdatmakla kendisini içeri alacağımı mı sanıyor acaba..?&#8221;<br />
<br />
Gecenin ilerleyen saatlerinde canı sıkılmış, rüzgar ve soğuk arttıkça yalnız adamı daha başka düşünceler sarmış, kırlangıcın arkadaşlığını<br />
geri tepmekten biraz pişmanlık duymuş&#8230;<br />
<br />
&#8220;Keşke kuşu içeri alsaydım.<br />
Ona biraz yiyecek verirdim. Minik kuş oradan oraya uçar, neşeli sesler çıkartır, cıvıldar, yalnızlığımı paylaşırdı. &#8221; demiş.<br />
<br />
Ertesi sabah ilk iş pencereyi açıp, etrafına bakınmış adam, belki kırlangıç<br />
oralarda bir yerlerde olabilir diye düşünmüş. Ama görememiş zavallı kırlangıcı&#8230;<br />
<br />
Uzun kış geçmiş, yine yaz gelmiş&#8230; Etrafta kırlangıçlar, cıvıldıyarak uçmaya başlayınca; yalnız adam, heyecanla camını sonuna kadar<br />
açıp kuşu beklemiş&#8230; Ama hiç gelen olmamış.<br />
<br />
Onun hevesle havada uçan kuşlara baktığını gören komşusu hikayeyi öğrenince hafif buruk bir sesle: &#8220;Sevgili komşum, anlaşılan sen kırlangıçların sadece 6 aylık bir ömürleri oduğunu bilmiyordun?&#8221; demiş. Bunu işiten yalnız adam çok üzülmüş ama üzülmek için de artık geç kaldığını anlamış&#8230;<br />
***<br />
<br />
Dikkatli olun&#8230;<br />
Farkında olun&#8230;<br />
Kendinize bir sorun&#8230;<br />
Acaba, siz kaç kırlangıç kovaladınız?<br />
<br />
Hiç geri çevirmediniz mi bugüne kadar<br />
size sunulan bir dostluğu?<br />
<br />
Hayatta bazı fırsatlar vardır ki,<br />
sadece birkez karşımıza çıkar,<br />
değerini bilemezsek kaçıp giderler.<br />
Ve asla geri gelmezler&#8230;. :((]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Yalnız Adam ve Kırlangıç<br />
<br />
Karlı bir kış günüymüş&#8230; Yağan kardan üşümüş küçük kırlangıç, yalnız bir adamın penceresinin dışına gelip gagasıyla camı tıkırdatmış, adeta adamın onun içeri girmesine müsade etmesini istemiş. Yalnız adam bu isteği görmüş, &#8220;olmaz alamam, git başımdan&#8221; der gibi kuşu kovalamış, sonra da kendi kendine söylenmiş;&#8221;Hıh, camı tıkırdatmakla kendisini içeri alacağımı mı sanıyor acaba..?&#8221;<br />
<br />
Gecenin ilerleyen saatlerinde canı sıkılmış, rüzgar ve soğuk arttıkça yalnız adamı daha başka düşünceler sarmış, kırlangıcın arkadaşlığını<br />
geri tepmekten biraz pişmanlık duymuş&#8230;<br />
<br />
&#8220;Keşke kuşu içeri alsaydım.<br />
Ona biraz yiyecek verirdim. Minik kuş oradan oraya uçar, neşeli sesler çıkartır, cıvıldar, yalnızlığımı paylaşırdı. &#8221; demiş.<br />
<br />
Ertesi sabah ilk iş pencereyi açıp, etrafına bakınmış adam, belki kırlangıç<br />
oralarda bir yerlerde olabilir diye düşünmüş. Ama görememiş zavallı kırlangıcı&#8230;<br />
<br />
Uzun kış geçmiş, yine yaz gelmiş&#8230; Etrafta kırlangıçlar, cıvıldıyarak uçmaya başlayınca; yalnız adam, heyecanla camını sonuna kadar<br />
açıp kuşu beklemiş&#8230; Ama hiç gelen olmamış.<br />
<br />
Onun hevesle havada uçan kuşlara baktığını gören komşusu hikayeyi öğrenince hafif buruk bir sesle: &#8220;Sevgili komşum, anlaşılan sen kırlangıçların sadece 6 aylık bir ömürleri oduğunu bilmiyordun?&#8221; demiş. Bunu işiten yalnız adam çok üzülmüş ama üzülmek için de artık geç kaldığını anlamış&#8230;<br />
***<br />
<br />
Dikkatli olun&#8230;<br />
Farkında olun&#8230;<br />
Kendinize bir sorun&#8230;<br />
Acaba, siz kaç kırlangıç kovaladınız?<br />
<br />
Hiç geri çevirmediniz mi bugüne kadar<br />
size sunulan bir dostluğu?<br />
<br />
Hayatta bazı fırsatlar vardır ki,<br />
sadece birkez karşımıza çıkar,<br />
değerini bilemezsek kaçıp giderler.<br />
Ve asla geri gelmezler&#8230;. :((]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[GÜNÜN SÖZÜ...]]></title>
			<link>http://mengeninsesi.forum-gourmet.com/showthread.php?tid=948</link>
			<pubDate>Fri, 16 May 2008 14:43:47 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://mengeninsesi.forum-gourmet.com/showthread.php?tid=948</guid>
			<description><![CDATA[Körler çarşısında ayna satma, sağırlar çarşısında gazel atma.(MEVLANA)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Körler çarşısında ayna satma, sağırlar çarşısında gazel atma.(MEVLANA)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İngiltere, gizli UFO dosyalarını kamuoyuna açtı!]]></title>
			<link>http://mengeninsesi.forum-gourmet.com/showthread.php?tid=947</link>
			<pubDate>Fri, 16 May 2008 01:31:28 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://mengeninsesi.forum-gourmet.com/showthread.php?tid=947</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
<br />
İngiltere Savunma Bakanlığı, UFO (Unidentified Flying Objects-Tanımlanamayan Uçan Cisimler) iddialarına <br />
dair gizli dosyaları ilk kez kamuoyuna açtı. <br />
İngiliz Savunma Bakanlığının gizliliğini kaldırarak serbest bıraktığı ve Ulusal Arşivler (National Archives) web sitesinden indirilebilen belgeler, 1978-1987 yıllarını kapsıyor. <br />
Belgeler, halk, silahlı kuvvetler ve polisler tarafından görülen ya da görüldüğü ileri sürülen gökyüzündeki tuhaf ışıklar ve tanımlanamayan cisimlerle ilgili anlatımları kapsıyor.<br />
<br />
Bilgi Edinme Özgürlüğü yasasına uygun olarak yapılan talep üzerine gizliliği kaldırılan belgeler arasında bir adamın, çocukken, yeşil uzaylı yaratıklarla "fiziksel ve ruhsal" temasının ayrıntılı şekilde anlatımı bulunurken, Algar isimli bir başkasının, İngiliz hükümetiyle 1981&#8217;de temasa geçmek üzereyken bir başka yaratık tarafından öldürüldüğü <br />
anlatılıyor. <br />
Mektubun yazarı, uzaylıların Wirral ve Cheshire&#8217;deki üslerini ziyaret ettiğini, eşinin Wallasey üzerinde bir UFO&#8217;nun düşürüldüğünü bildirdiğini dile getiriyor.<br />
<br />
4 yıl içinde gizliliği kaldırılacak 200 dosyadan ilk başta serbest bırakılan 8 dosya içinde, 1983&#8217;te Hampshire&#8217;daki Aldershot&#8217;ta bir yaratıkla bir araya geldiğini anlatan 78 yaşındaki bir adamın deneyimleri de yer alıyor. Ayrıntılarıyla anlattığı uzay aracının yanına gittiğini belirten adam, uzaylıların yaşını sorarak, "Gidebilirsin, bizim için çok yaşlı ve çok zayıfsın" dediklerini söylüyor. Bir başka mektupta da, kendilerine Wigan Ariel Phenomena Investigation Team adını veren bir grup, İngiliz Savunma Bakanlığına, uzaylıların saldırısı durumunda bir şifre kullanılıp kullanılmayacağını soruyor. Belgelerden birisinde de, 21 Şubat 1982&#8217;de Tunbridge Wells de bir pubda müşteriler ve çalışanlarını, yeşil ve kırmızı ışıklar saçan bilinmeyen bir uçan cisim gördükleri ve UFO&#8217;nun Londra&#8217;nın Gatwick havaalanı yönünde kaybolduğu belirtiliyor.<br />
<br />
Resmi kaynaklardan gelen belgelerden bir başkasında da, ABD Hava Kuvvetlerinin iki askeri polisinin, 1980&#8217;de Suffolk&#8217;ta Kraliyet Hava Kuvvetleri Woodbridge üssünün girişinde olağan dışı ışıklar gördükleri anlatılıyor. <br />
Bir başkasındaysa ABD&#8217;nin Roswell kentinde uzaylılarla temasa geçtiğini ileri süren Amerikalıdan esinlenerek, "İngiltere&#8217;nin Roswell"i diye adlandırılan bir kişinin, uzaylı olduğu iddia edilen bir yaratıkla karşılaşması aktarılıyor. <br />
İngiliz Savunma Bakanlığı tarafından gizliliği kaldırılan belgelerde ayrıca, gördüklerini tasvir etmeye çalışanların ilginç çizimleri bulunuyor]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
<br />
İngiltere Savunma Bakanlığı, UFO (Unidentified Flying Objects-Tanımlanamayan Uçan Cisimler) iddialarına <br />
dair gizli dosyaları ilk kez kamuoyuna açtı. <br />
İngiliz Savunma Bakanlığının gizliliğini kaldırarak serbest bıraktığı ve Ulusal Arşivler (National Archives) web sitesinden indirilebilen belgeler, 1978-1987 yıllarını kapsıyor. <br />
Belgeler, halk, silahlı kuvvetler ve polisler tarafından görülen ya da görüldüğü ileri sürülen gökyüzündeki tuhaf ışıklar ve tanımlanamayan cisimlerle ilgili anlatımları kapsıyor.<br />
<br />
Bilgi Edinme Özgürlüğü yasasına uygun olarak yapılan talep üzerine gizliliği kaldırılan belgeler arasında bir adamın, çocukken, yeşil uzaylı yaratıklarla "fiziksel ve ruhsal" temasının ayrıntılı şekilde anlatımı bulunurken, Algar isimli bir başkasının, İngiliz hükümetiyle 1981&#8217;de temasa geçmek üzereyken bir başka yaratık tarafından öldürüldüğü <br />
anlatılıyor. <br />
Mektubun yazarı, uzaylıların Wirral ve Cheshire&#8217;deki üslerini ziyaret ettiğini, eşinin Wallasey üzerinde bir UFO&#8217;nun düşürüldüğünü bildirdiğini dile getiriyor.<br />
<br />
4 yıl içinde gizliliği kaldırılacak 200 dosyadan ilk başta serbest bırakılan 8 dosya içinde, 1983&#8217;te Hampshire&#8217;daki Aldershot&#8217;ta bir yaratıkla bir araya geldiğini anlatan 78 yaşındaki bir adamın deneyimleri de yer alıyor. Ayrıntılarıyla anlattığı uzay aracının yanına gittiğini belirten adam, uzaylıların yaşını sorarak, "Gidebilirsin, bizim için çok yaşlı ve çok zayıfsın" dediklerini söylüyor. Bir başka mektupta da, kendilerine Wigan Ariel Phenomena Investigation Team adını veren bir grup, İngiliz Savunma Bakanlığına, uzaylıların saldırısı durumunda bir şifre kullanılıp kullanılmayacağını soruyor. Belgelerden birisinde de, 21 Şubat 1982&#8217;de Tunbridge Wells de bir pubda müşteriler ve çalışanlarını, yeşil ve kırmızı ışıklar saçan bilinmeyen bir uçan cisim gördükleri ve UFO&#8217;nun Londra&#8217;nın Gatwick havaalanı yönünde kaybolduğu belirtiliyor.<br />
<br />
Resmi kaynaklardan gelen belgelerden bir başkasında da, ABD Hava Kuvvetlerinin iki askeri polisinin, 1980&#8217;de Suffolk&#8217;ta Kraliyet Hava Kuvvetleri Woodbridge üssünün girişinde olağan dışı ışıklar gördükleri anlatılıyor. <br />
Bir başkasındaysa ABD&#8217;nin Roswell kentinde uzaylılarla temasa geçtiğini ileri süren Amerikalıdan esinlenerek, "İngiltere&#8217;nin Roswell"i diye adlandırılan bir kişinin, uzaylı olduğu iddia edilen bir yaratıkla karşılaşması aktarılıyor. <br />
İngiliz Savunma Bakanlığı tarafından gizliliği kaldırılan belgelerde ayrıca, gördüklerini tasvir etmeye çalışanların ilginç çizimleri bulunuyor]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[SEN KENDİNİ BİLE BİLE YAKTIN...]]></title>
			<link>http://mengeninsesi.forum-gourmet.com/showthread.php?tid=946</link>
			<pubDate>Thu, 15 May 2008 13:48:57 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://mengeninsesi.forum-gourmet.com/showthread.php?tid=946</guid>
			<description><![CDATA[Azer Bülbül - Sen Kendini Bile Bile Yaktın <br />
 <br />
Albüm Adı : Kör Kurşun <br />
<br />
Birak bizi böyle birak böyle kalsin<br />
Biz buraya gelene kadar neler cektik<br />
Gel otur yanima öyle görsünlerde gülsünler<br />
Bu perisan halimiza ister deli desinler <br />
Ne derlerse desinler ister gülüp gecsinler<br />
<br />
Ne zaman gelecek o özgür günlerin<br />
Ne zaman bitecek bu deli hasretin<br />
Gel otur yanima görsünlerde gülsünler<br />
Bu perisan halimiza ister deli desinler<br />
Ne derlerse desinler birak gülüp gecsinler<br />
<br />
Birak bizi böyle birak böyle kalsin<br />
Biz buraya gelene kadar neler cektik<br />
Gel otur yanima öyle görsünlerde gülsünler<br />
Bu perisan halimiza ister deli desinler <br />
Ne derlerse desinler birak gülüp gecsinler<br />
<br />
Sen kendini bile bile yaktin<br />
Ardinda gözü yasli birini biraktin<br />
Gel otur yanima öyle görsünlerde gülsünler <br />
Bu perisan halimiza birak deli desinler<br />
Ister gülüp gecsinler ne derlerse desinler]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Azer Bülbül - Sen Kendini Bile Bile Yaktın <br />
 <br />
Albüm Adı : Kör Kurşun <br />
<br />
Birak bizi böyle birak böyle kalsin<br />
Biz buraya gelene kadar neler cektik<br />
Gel otur yanima öyle görsünlerde gülsünler<br />
Bu perisan halimiza ister deli desinler <br />
Ne derlerse desinler ister gülüp gecsinler<br />
<br />
Ne zaman gelecek o özgür günlerin<br />
Ne zaman bitecek bu deli hasretin<br />
Gel otur yanima görsünlerde gülsünler<br />
Bu perisan halimiza ister deli desinler<br />
Ne derlerse desinler birak gülüp gecsinler<br />
<br />
Birak bizi böyle birak böyle kalsin<br />
Biz buraya gelene kadar neler cektik<br />
Gel otur yanima öyle görsünlerde gülsünler<br />
Bu perisan halimiza ister deli desinler <br />
Ne derlerse desinler birak gülüp gecsinler<br />
<br />
Sen kendini bile bile yaktin<br />
Ardinda gözü yasli birini biraktin<br />
Gel otur yanima öyle görsünlerde gülsünler <br />
Bu perisan halimiza birak deli desinler<br />
Ister gülüp gecsinler ne derlerse desinler]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[SÖNMÜYOR ATEŞİMİZ - BERKER]]></title>
			<link>http://mengeninsesi.forum-gourmet.com/showthread.php?tid=945</link>
			<pubDate>Thu, 15 May 2008 12:18:21 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://mengeninsesi.forum-gourmet.com/showthread.php?tid=945</guid>
			<description><![CDATA[Sönmüyor ateşimiz <br />
<br />
Ya kendini bırak bana ya da beni bana bırak da yaşayayım<br />
bu nasıl ayrılık bir daha gelme <br />
gelme de alışayım..<br />
ben senin yalnız kalışlarında tek adresin olamam<br />
ya benim ol herşeyinle ya da unut herşeyimle...<br />
yıllardır denedik olmadı suç biraz sende biraz da bende<br />
ama uzatmayalım artık sakın bir daha gelme<br />
<br />
sönmüyor ateşimiz ama alev alev de yanmıyor<br />
ayrılık zor ama beraberken de olmuyor<br />
yazılmışsa bir kez ilahi kalemle kaderimiz<br />
hiçbir kalem kaderi silip baştan yazmıyor...!!!]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Sönmüyor ateşimiz <br />
<br />
Ya kendini bırak bana ya da beni bana bırak da yaşayayım<br />
bu nasıl ayrılık bir daha gelme <br />
gelme de alışayım..<br />
ben senin yalnız kalışlarında tek adresin olamam<br />
ya benim ol herşeyinle ya da unut herşeyimle...<br />
yıllardır denedik olmadı suç biraz sende biraz da bende<br />
ama uzatmayalım artık sakın bir daha gelme<br />
<br />
sönmüyor ateşimiz ama alev alev de yanmıyor<br />
ayrılık zor ama beraberken de olmuyor<br />
yazılmışsa bir kez ilahi kalemle kaderimiz<br />
hiçbir kalem kaderi silip baştan yazmıyor...!!!]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[ANKARALI DOĞALGAZ ABONELERİNE MÜJDE !]]></title>
			<link>http://mengeninsesi.forum-gourmet.com/showthread.php?tid=944</link>
			<pubDate>Wed, 14 May 2008 23:32:07 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://mengeninsesi.forum-gourmet.com/showthread.php?tid=944</guid>
			<description><![CDATA[ANRARALI DOĞALGAZ ABONELERİNE MÜJDE !<br />
Federasyonumuz Yöneticileri, TÜKODER Ankara Şube Yöneticileri ve Hukuk Komisyonu üyelerimizle ile Başkent Doğalgaz A.Ş. Genel Müdürü Sayın Veysel Karani Demir arasında makamında bir görüşme yapılmıştır. <br />
<br />
Sayın DEMİR&#8217;le iletilmiş ve sorunlar geniş biz zaman aralığında tartışılmıştır.<br />
Yapılan görüşmelerde, tüm Ankaralı Doğalgaz kullanıcılarını ilgilendiren çok önemli iki konuda mutabakata varılmıştır.<br />
1.) Bilindiği gibi EPDK&#8217;nın 13.11.2007 tarih ve 1379/17 sayılı kararı ile 2003-2007 yılları arasında ön ödemeli elektronik sayaç kullanıcısı tüketicilerden Doğalgaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği' nin 36. ve 40. madde hükümlerine aykırı olarak tahsil edilen pil bedeli iadesine karar verilmişti.<br />
Anılan tarihler arasında yersiz ödenen pil paralarının nakden iadesi için tüketicilerin bizzat müracaatları gerekmekteydi. Ancak Federasyonumuza ve derneklerimize yapılan şikayetlerden bunun tüketiciler için bürokratik bir külfete yol açtığı belirtilmiştir. Diğer yandan alacaklı tüm tüketicilerin iadeden haberi olmadığı da ortaya çıkmıştır.<br />
<br />
Federasyonumuz temsilcileri, tüketicinin herhangi bir müracaatına gerek kalmaksızın, bu kez ters mahsup yolu ile pil paralarının tüketicinin hesabına yüklenmesini talep etmiştir. Sayın Genel Müdür bu talebi olumlu karşılamış ve sorumlulara gereken talimatı vermiştir.<br />
Yeni uygulama ile habersiz binlerce tüketici, müracaatlarına gerek kalmaksızın ilk gaz alışlarında pil parası kadar ilave gaz alacaklardır.<br />
2- Diğer bir konu ise bir kısım tüketiciden alınan 300 Dolar tutarındaki Doğal gaz sayaç bedeli ve abone ücretleri ile ilgilidir.<br />
<br />
2005 yılında EPDK&#8217;nın konuyla ilgili yürüttüğü soruşturma sonucunda, EGO&#8217;nun konut ve ısınma amaçlı doğal gaz kullanan abonelerde servis hattı mevcut ve bedeli ödenmiş olmasına rağmen; G-4 tipi (KARTLI ) sayaç kullanan abonelerden KDV hariç 150 doları sayaç bedeli alınması gerekirken "abonelik ücreti" adı altında 300 dolar aldığı belirlenmişti. Fazladan alınan 150 doların tüketicilere iade edilmesindeki sorun görüşülmüştür. Bu konuda tüketiciler, Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerine veya Tüketici Mahkemelerinde hak arayışına gitmesine gerek kalmaksızın iade edilmeyen 150 dolarlık fazla tahsilatın bir dilekçe ile talep edilmesi durumunda İADAE edileceği hususunda da mutabakata varılmıştır.<br />
<br />
Bu konuda hazırlanan dilekçe Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun.. sitesinde &#8220;Dilekçeler ve Formlar&#8221; Bölümünde iki gün içinde yayınlanacaktır. Tüketicilerimiz bu dilekçeyi indirip doldurduktan sonra Başkent Gaz A.Ş.&#8217;ye müracaat ederek 150 dolar bedeli geri alabileceklerdir.<br />
<br />
Kamuoyuna ve Ankaralı tüketicilerimize saygı ile duyurulur.<br />
BİLİNÇLİ TÜKETİCİ, ÖRGÜTLÜ TÜKETİCİDİR. <br />
<br />
<br />
Saygılarımızla <br />
Ali ÇETİN<br />
Genel Başkanı<br />
<br />
ANKARALI DOĞALGAZ ABONELERİNE VE KAMUOYUNA ÖNEMLİ DUYURU.<br />
Bilindiği gibi ; Federasyonumuz Yöneticilerimiz ile Başkent Doğalgaz A.Ş. Genel Müdürlüğü arasında yapılan görüşmede;<br />
1.) EPDK&#8217;nın 13.11.2007 tarih ve 1379/17 sayılı kararı ile 2003-2007 yılları arasında ön ödemeli elektronik sayaç kullanıcısı tüketicilerden, Doğalgaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği' nin 36. ve 40. madde hükümlerine aykırı olarak tahsil edilen pil bedellerinin iadesine karar verilmişti.<br />
Bu konuda çalışmalar bitirilmiş ve &#8220;pil parası&#8221; alacağı olan abonelerin alacakları abone hesaplarına yüklenmiştir. Tüketicilerimizin ilk gaz alışlarında, herhangi bir işlem yapmalarına gerek kalmaksızın, alacaklı oldukları tutar kadar ilave gaz kartlarına yüklenecektir.<br />
Ancak alacaklarını nakit olarak almak isteyen tüketicilerimizin nüfus cüzdanı fotokopisi ve bir dilekçe ile Başkent Gaz A.Ş. Genel Müdürlüğünü müracaatları gerekmektedir.<br />
<br />
2.) Yine EPDK&#8217;nın 13.03.2008 tarih ve 1537 sayılı kararı ile &#8220;02/06/2005-01/01/2006 tarihleri arasında mevzuata aykırı düzeltme katsayısı uygulaması sebebiyle&#8221; tüketicilerimizden fazla tahsil edilen gaz paralarının iadesi için İdare gerekli çalışmaları sürdürmekte olup , kararın İdareye tebliğinden itibaren 120 gün içerisinde çalışmaları bitirip , alacaklı olan tüm tüketicilere gaz veya nakit olarak ödeme yapmak durumundadır. Bu durumda Federasyonumuz tarafında takip edilmekte olup, gelişmelere göre kamuoyuna ve tüketicilerimize duyuru ve çağrı yapılacaktır.<br />
<br />
3.) Daha önce yine, EPDK&#8217;nın 08.04.2005 tarih ve 472/38 sayılı kararı ile, &#8220;EGO&#8217;nun konut ve ısınma amaçlı doğal gaz kullanan abonelerde servis hattı mevcut ve bedeli ödenmiş olmasına rağmen; G-4 tipi (KARTLI ) sayaç kullanan abonelerden KDV hariç 150 Amerikan Doları sayaç bedeli alınması gerekirken "abonelik ücreti" adı altında alınan 300 doların fazladan alınan 150 dolarının&#8221; tüketicilere iade edilmesi konusunda uygulama tarihleri nedeniyle, Başkent Gaz A.Ş. ile Federasyonumuz arasında görüş farklılığı ortaya çıkmıştır.<br />
Başkent Gaz. A.Ş.&#8217;nin kendi sitesinde de duyurduğu gibi, 01.01.2004-31.12.2004 tarihleri arasında 300 ABD Doları (+KDV) ödeyen tüketicilerin 150 dolar (+KDV) tutarındaki alacaklarının geri ödenmesinde bir sorun yoktur. Bu durumda olan tüketicilerimiz iadeleri bir dilekçe ile İdareden alabileceklerdir.<br />
Ancak 31.12.2003 tarihinden ÖNCE , 300 ABD Doları (+KDV) ödeyen tüketicilerimizin durumu açısından İdare ile aramızda görüş birliği sağlanamamıştır. Konuya açıklık getirmesi talebiyle , Federasyonumuz tarafından, 12.05.2008 tarihinde EPDK&#8217;ya &#8220;ACİL&#8221; talepli başvuruda bulunulmuştur.<br />
Ayrıca bu konuda Başkent Gaz A.Ş. hukuk servisi tarafından da bir çalışma yapılmakta olup çalışmanın Mayıs ayı sonuna kadar bitirilmesinin hedeflendiği İdare tarafından ifade edilmiştir. Bu nedenle 31.12.2003 tarihinden önce, 300 ABD Doları (+KDV) ödeyen tüketicilerimizin Haziran ayı başına kadar her iki girişiminde sonuçlanmasını beklemeleri önerilir.<br />
Tüketicilerimize ve Kamuoyuna saygı ile duyurulur. 14 Mayıs 2008<br />
BİLİNÇLİ TÜKETİCİ, ÖRGÜTLÜ TÜKETİCİDİR.<br />
Saygılarımızla<br />
Ali Çetin<br />
Genel Başkan<br />
--------------------------------------------------------------------------------------<br />
ÖRNEK DİLEKÇE<br />
BAŞKENT GAZ A.Ş.<br />
GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE<br />
İlgi : EPDK&#8217;nın 08.05.200 tarih ve 472/38 kararı<br />
Abone numarası : &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.<br />
İlgi sayılı karar gereğince , .../&#8230;/&#8230;. tarihinde &#8220;abonelik ücreti&#8221; adı altında fazladan alınan<br />
a.) G 4 tipi kartlı sayacımdan alınan 150 ABD dolarının,<br />
b.) Fiili Sayaç bedeli dışında &#8220;abonelik bedeli&#8221; adı altında ödediğim tutarın, <br />
Ödediğim tarihten itibaren işlemiş faizi ve KDV&#8217;si ile birlikte tarafıma<br />
iadesini arz ve talep ederim. &#8230;./&#8230;./&#8230;&#8230;<br />
Adı Soyadı<br />
imzası Adres : <br />
(Not: Tüketici hangi tip sayaç abonesi ise o şıkkı dilekçesinde belirtilecektir. Bu dilekçe iki nüsha hazırlanıp bir nüshası Başkent Gaz A. Ş. ye verilecek ikinci nüshası ise tarih sayı alınarak tüketicide kalacaktır. Dilekçe örnek olup ayne kullanmayınız, durumunuza adapte edip fazla (açıklama ) kısımlarını siliniz)<br />
TÜDEF-Tüketici Dernekleri Federasyonu]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ANRARALI DOĞALGAZ ABONELERİNE MÜJDE !<br />
Federasyonumuz Yöneticileri, TÜKODER Ankara Şube Yöneticileri ve Hukuk Komisyonu üyelerimizle ile Başkent Doğalgaz A.Ş. Genel Müdürü Sayın Veysel Karani Demir arasında makamında bir görüşme yapılmıştır. <br />
<br />
Sayın DEMİR&#8217;le iletilmiş ve sorunlar geniş biz zaman aralığında tartışılmıştır.<br />
Yapılan görüşmelerde, tüm Ankaralı Doğalgaz kullanıcılarını ilgilendiren çok önemli iki konuda mutabakata varılmıştır.<br />
1.) Bilindiği gibi EPDK&#8217;nın 13.11.2007 tarih ve 1379/17 sayılı kararı ile 2003-2007 yılları arasında ön ödemeli elektronik sayaç kullanıcısı tüketicilerden Doğalgaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği' nin 36. ve 40. madde hükümlerine aykırı olarak tahsil edilen pil bedeli iadesine karar verilmişti.<br />
Anılan tarihler arasında yersiz ödenen pil paralarının nakden iadesi için tüketicilerin bizzat müracaatları gerekmekteydi. Ancak Federasyonumuza ve derneklerimize yapılan şikayetlerden bunun tüketiciler için bürokratik bir külfete yol açtığı belirtilmiştir. Diğer yandan alacaklı tüm tüketicilerin iadeden haberi olmadığı da ortaya çıkmıştır.<br />
<br />
Federasyonumuz temsilcileri, tüketicinin herhangi bir müracaatına gerek kalmaksızın, bu kez ters mahsup yolu ile pil paralarının tüketicinin hesabına yüklenmesini talep etmiştir. Sayın Genel Müdür bu talebi olumlu karşılamış ve sorumlulara gereken talimatı vermiştir.<br />
Yeni uygulama ile habersiz binlerce tüketici, müracaatlarına gerek kalmaksızın ilk gaz alışlarında pil parası kadar ilave gaz alacaklardır.<br />
2- Diğer bir konu ise bir kısım tüketiciden alınan 300 Dolar tutarındaki Doğal gaz sayaç bedeli ve abone ücretleri ile ilgilidir.<br />
<br />
2005 yılında EPDK&#8217;nın konuyla ilgili yürüttüğü soruşturma sonucunda, EGO&#8217;nun konut ve ısınma amaçlı doğal gaz kullanan abonelerde servis hattı mevcut ve bedeli ödenmiş olmasına rağmen; G-4 tipi (KARTLI ) sayaç kullanan abonelerden KDV hariç 150 doları sayaç bedeli alınması gerekirken "abonelik ücreti" adı altında 300 dolar aldığı belirlenmişti. Fazladan alınan 150 doların tüketicilere iade edilmesindeki sorun görüşülmüştür. Bu konuda tüketiciler, Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerine veya Tüketici Mahkemelerinde hak arayışına gitmesine gerek kalmaksızın iade edilmeyen 150 dolarlık fazla tahsilatın bir dilekçe ile talep edilmesi durumunda İADAE edileceği hususunda da mutabakata varılmıştır.<br />
<br />
Bu konuda hazırlanan dilekçe Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun.. sitesinde &#8220;Dilekçeler ve Formlar&#8221; Bölümünde iki gün içinde yayınlanacaktır. Tüketicilerimiz bu dilekçeyi indirip doldurduktan sonra Başkent Gaz A.Ş.&#8217;ye müracaat ederek 150 dolar bedeli geri alabileceklerdir.<br />
<br />
Kamuoyuna ve Ankaralı tüketicilerimize saygı ile duyurulur.<br />
BİLİNÇLİ TÜKETİCİ, ÖRGÜTLÜ TÜKETİCİDİR. <br />
<br />
<br />
Saygılarımızla <br />
Ali ÇETİN<br />
Genel Başkanı<br />
<br />
ANKARALI DOĞALGAZ ABONELERİNE VE KAMUOYUNA ÖNEMLİ DUYURU.<br />
Bilindiği gibi ; Federasyonumuz Yöneticilerimiz ile Başkent Doğalgaz A.Ş. Genel Müdürlüğü arasında yapılan görüşmede;<br />
1.) EPDK&#8217;nın 13.11.2007 tarih ve 1379/17 sayılı kararı ile 2003-2007 yılları arasında ön ödemeli elektronik sayaç kullanıcısı tüketicilerden, Doğalgaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği' nin 36. ve 40. madde hükümlerine aykırı olarak tahsil edilen pil bedellerinin iadesine karar verilmişti.<br />
Bu konuda çalışmalar bitirilmiş ve &#8220;pil parası&#8221; alacağı olan abonelerin alacakları abone hesaplarına yüklenmiştir. Tüketicilerimizin ilk gaz alışlarında, herhangi bir işlem yapmalarına gerek kalmaksızın, alacaklı oldukları tutar kadar ilave gaz kartlarına yüklenecektir.<br />
Ancak alacaklarını nakit olarak almak isteyen tüketicilerimizin nüfus cüzdanı fotokopisi ve bir dilekçe ile Başkent Gaz A.Ş. Genel Müdürlüğünü müracaatları gerekmektedir.<br />
<br />
2.) Yine EPDK&#8217;nın 13.03.2008 tarih ve 1537 sayılı kararı ile &#8220;02/06/2005-01/01/2006 tarihleri arasında mevzuata aykırı düzeltme katsayısı uygulaması sebebiyle&#8221; tüketicilerimizden fazla tahsil edilen gaz paralarının iadesi için İdare gerekli çalışmaları sürdürmekte olup , kararın İdareye tebliğinden itibaren 120 gün içerisinde çalışmaları bitirip , alacaklı olan tüm tüketicilere gaz veya nakit olarak ödeme yapmak durumundadır. Bu durumda Federasyonumuz tarafında takip edilmekte olup, gelişmelere göre kamuoyuna ve tüketicilerimize duyuru ve çağrı yapılacaktır.<br />
<br />
3.) Daha önce yine, EPDK&#8217;nın 08.04.2005 tarih ve 472/38 sayılı kararı ile, &#8220;EGO&#8217;nun konut ve ısınma amaçlı doğal gaz kullanan abonelerde servis hattı mevcut ve bedeli ödenmiş olmasına rağmen; G-4 tipi (KARTLI ) sayaç kullanan abonelerden KDV hariç 150 Amerikan Doları sayaç bedeli alınması gerekirken "abonelik ücreti" adı altında alınan 300 doların fazladan alınan 150 dolarının&#8221; tüketicilere iade edilmesi konusunda uygulama tarihleri nedeniyle, Başkent Gaz A.Ş. ile Federasyonumuz arasında görüş farklılığı ortaya çıkmıştır.<br />
Başkent Gaz. A.Ş.&#8217;nin kendi sitesinde de duyurduğu gibi, 01.01.2004-31.12.2004 tarihleri arasında 300 ABD Doları (+KDV) ödeyen tüketicilerin 150 dolar (+KDV) tutarındaki alacaklarının geri ödenmesinde bir sorun yoktur. Bu durumda olan tüketicilerimiz iadeleri bir dilekçe ile İdareden alabileceklerdir.<br />
Ancak 31.12.2003 tarihinden ÖNCE , 300 ABD Doları (+KDV) ödeyen tüketicilerimizin durumu açısından İdare ile aramızda görüş birliği sağlanamamıştır. Konuya açıklık getirmesi talebiyle , Federasyonumuz tarafından, 12.05.2008 tarihinde EPDK&#8217;ya &#8220;ACİL&#8221; talepli başvuruda bulunulmuştur.<br />
Ayrıca bu konuda Başkent Gaz A.Ş. hukuk servisi tarafından da bir çalışma yapılmakta olup çalışmanın Mayıs ayı sonuna kadar bitirilmesinin hedeflendiği İdare tarafından ifade edilmiştir. Bu nedenle 31.12.2003 tarihinden önce, 300 ABD Doları (+KDV) ödeyen tüketicilerimizin Haziran ayı başına kadar her iki girişiminde sonuçlanmasını beklemeleri önerilir.<br />
Tüketicilerimize ve Kamuoyuna saygı ile duyurulur. 14 Mayıs 2008<br />
BİLİNÇLİ TÜKETİCİ, ÖRGÜTLÜ TÜKETİCİDİR.<br />
Saygılarımızla<br />
Ali Çetin<br />
Genel Başkan<br />
--------------------------------------------------------------------------------------<br />
ÖRNEK DİLEKÇE<br />
BAŞKENT GAZ A.Ş.<br />
GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE<br />
İlgi : EPDK&#8217;nın 08.05.200 tarih ve 472/38 kararı<br />
Abone numarası : &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.<br />
İlgi sayılı karar gereğince , .../&#8230;/&#8230;. tarihinde &#8220;abonelik ücreti&#8221; adı altında fazladan alınan<br />
a.) G 4 tipi kartlı sayacımdan alınan 150 ABD dolarının,<br />
b.) Fiili Sayaç bedeli dışında &#8220;abonelik bedeli&#8221; adı altında ödediğim tutarın, <br />
Ödediğim tarihten itibaren işlemiş faizi ve KDV&#8217;si ile birlikte tarafıma<br />
iadesini arz ve talep ederim. &#8230;./&#8230;./&#8230;&#8230;<br />
Adı Soyadı<br />
imzası Adres : <br />
(Not: Tüketici hangi tip sayaç abonesi ise o şıkkı dilekçesinde belirtilecektir. Bu dilekçe iki nüsha hazırlanıp bir nüshası Başkent Gaz A. Ş. ye verilecek ikinci nüshası ise tarih sayı alınarak tüketicide kalacaktır. Dilekçe örnek olup ayne kullanmayınız, durumunuza adapte edip fazla (açıklama ) kısımlarını siliniz)<br />
TÜDEF-Tüketici Dernekleri Federasyonu]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[LOKMAN HEKİM DİYORKİ]]></title>
			<link>http://mengeninsesi.forum-gourmet.com/showthread.php?tid=943</link>
			<pubDate>Wed, 14 May 2008 19:20:24 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://mengeninsesi.forum-gourmet.com/showthread.php?tid=943</guid>
			<description><![CDATA[ULAMANIN YANINDA DİLİNİ KORU!<br />
EVLİYANIN YANINDA GÖNLÜNÜ KORU !<br />
NAMAZDAYKEN KALBİNİ KORU !<br />
YEMEKTEYKEN MİDENİ KORU !<br />
BAŞKASININ EVİNDE GÖZÜNÜ KORU !<br />
HALKIN ARASINDA DİLİNİ KORU !<br />
İKİ ŞEYİ UNUTMA::<br />
ALLAH'I VE ÖLÜMÜ!<br />
İKİ ŞEYİ UNUT::<br />
BAŞKASINA YAPTIGIN İYİLİGİ;<br />
BAŞKASININ SANA YAPTIGI KÖTÜLÜGÜ!]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ULAMANIN YANINDA DİLİNİ KORU!<br />
EVLİYANIN YANINDA GÖNLÜNÜ KORU !<br />
NAMAZDAYKEN KALBİNİ KORU !<br />
YEMEKTEYKEN MİDENİ KORU !<br />
BAŞKASININ EVİNDE GÖZÜNÜ KORU !<br />
HALKIN ARASINDA DİLİNİ KORU !<br />
İKİ ŞEYİ UNUTMA::<br />
ALLAH'I VE ÖLÜMÜ!<br />
İKİ ŞEYİ UNUT::<br />
BAŞKASINA YAPTIGIN İYİLİGİ;<br />
BAŞKASININ SANA YAPTIGI KÖTÜLÜGÜ!]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[BİLEMEDİM - BERDAN MARDİNİ]]></title>
			<link>http://mengeninsesi.forum-gourmet.com/showthread.php?tid=942</link>
			<pubDate>Wed, 14 May 2008 14:09:59 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://mengeninsesi.forum-gourmet.com/showthread.php?tid=942</guid>
			<description><![CDATA[BERDAN MARDİNİ - BİLEMEDİM<br />
<br />
Bilemedim aşkların üç günlük olduğunu<br />
O sevdiğim insanın şerefsiz olduğunu.<br />
<br />
Yaralıyım dostlarım<br />
Her yerimden yaralıyım<br />
Utanırım sıkılırım<br />
Hiç dinmez sancılarım.<br />
<br />
Yaşarım acıyı kederi<br />
Kendimle tüm kavgalarım<br />
Bir aşkın çöküşünü anlatıyor <br />
Tüm bu yaşadıklarım.<br />
<br />
Bilemedim aşkların üç günlük olduğunu<br />
O sevdiğim insanın şerefsiz olduğunu.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[BERDAN MARDİNİ - BİLEMEDİM<br />
<br />
Bilemedim aşkların üç günlük olduğunu<br />
O sevdiğim insanın şerefsiz olduğunu.<br />
<br />
Yaralıyım dostlarım<br />
Her yerimden yaralıyım<br />
Utanırım sıkılırım<br />
Hiç dinmez sancılarım.<br />
<br />
Yaşarım acıyı kederi<br />
Kendimle tüm kavgalarım<br />
Bir aşkın çöküşünü anlatıyor <br />
Tüm bu yaşadıklarım.<br />
<br />
Bilemedim aşkların üç günlük olduğunu<br />
O sevdiğim insanın şerefsiz olduğunu.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[HAZIR MISIN? - BERDAN MARDİNİ]]></title>
			<link>http://mengeninsesi.forum-gourmet.com/showthread.php?tid=941</link>
			<pubDate>Wed, 14 May 2008 14:06:11 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://mengeninsesi.forum-gourmet.com/showthread.php?tid=941</guid>
			<description><![CDATA[Öyle gün oldu ki beraber yandık<br />
Öyle gün oldu ki güldük ağladık<br />
Kızıp darılınca uyuyamazdık<br />
Yanyana gelip hemen biz barışırdık<br />
<br />
Sım sımkı sarılırıp hiç kopamazdık<br />
Gözlerime bakıp sen bir şey söyledin<br />
<br />
Sım sımkı sarılırıp hiç kopamazdık<br />
Gözlerime bakıp sen bir şey söyledin<br />
<br />
Hazır mısın yarim<br />
benle ölümlere gitmeye<br />
Hazır mısın yarim<br />
zincileri kırıp bükmeye<br />
Hazır mısın yarim<br />
benle bir ömür sürmeye<br />
Hazır mısın yarim<br />
sen hazırsan hazırım<br />
<br />
Hazır mısın yarim<br />
benle ölümlere gitmeye<br />
Hazır mısın yarim<br />
zincileri kırıp bükmeye<br />
Hazır mısın yarim<br />
benle bir ömür sürmeye<br />
Hazır mısın yarim<br />
sen hazırsan hazırım]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Öyle gün oldu ki beraber yandık<br />
Öyle gün oldu ki güldük ağladık<br />
Kızıp darılınca uyuyamazdık<br />
Yanyana gelip hemen biz barışırdık<br />
<br />
Sım sımkı sarılırıp hiç kopamazdık<br />
Gözlerime bakıp sen bir şey söyledin<br />
<br />
Sım sımkı sarılırıp hiç kopamazdık<br />
Gözlerime bakıp sen bir şey söyledin<br />
<br />
Hazır mısın yarim<br />
benle ölümlere gitmeye<br />
Hazır mısın yarim<br />
zincileri kırıp bükmeye<br />
Hazır mısın yarim<br />
benle bir ömür sürmeye<br />
Hazır mısın yarim<br />
sen hazırsan hazırım<br />
<br />
Hazır mısın yarim<br />
benle ölümlere gitmeye<br />
Hazır mısın yarim<br />
zincileri kırıp bükmeye<br />
Hazır mısın yarim<br />
benle bir ömür sürmeye<br />
Hazır mısın yarim<br />
sen hazırsan hazırım]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[2 ayda 12 kilo verdim :)]]></title>
			<link>http://mengeninsesi.forum-gourmet.com/showthread.php?tid=940</link>
			<pubDate>Mon, 12 May 2008 20:22:13 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://mengeninsesi.forum-gourmet.com/showthread.php?tid=940</guid>
			<description><![CDATA[evet evet doğru duydunuz 2 ayda tam 12 k,lo verdim . nasılmııı kolay oldu ,belirgin bir diyet yapmadım . herşeyden yedim ama abartmadan .benim sırrım yürüyüş günde 1 saat yürüyüş yaptım ve şimdi 70 kg den 58 kgye düştüm . sağlıklı ve az kilolu olmak süper bişey ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[evet evet doğru duydunuz 2 ayda tam 12 k,lo verdim . nasılmııı kolay oldu ,belirgin bir diyet yapmadım . herşeyden yedim ama abartmadan .benim sırrım yürüyüş günde 1 saat yürüyüş yaptım ve şimdi 70 kg den 58 kgye düştüm . sağlıklı ve az kilolu olmak süper bişey ...]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[KORKUYORUZ..... KORKU KÜLTÜRÜ]]></title>
			<link>http://mengeninsesi.forum-gourmet.com/showthread.php?tid=939</link>
			<pubDate>Mon, 12 May 2008 17:07:50 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://mengeninsesi.forum-gourmet.com/showthread.php?tid=939</guid>
			<description><![CDATA[Korkuyoruz!<br />
<br />
Yarın gözümüzü ekonomik krize açıp bir anda borçlarımızın katlanmasından...<br />
Durakta beklerken bir bombayla paramparça olmaktan...<br />
Hiç beklemediğimiz bir anda işsiz kalmaktan...<br />
Tüm yaşamımızın bir anda değişmesinden...<br />
Çocuklarımıza karanlık bir dünya bırakmaktan...<br />
Korkuyoruz! Korktukça içimize kapanıyoruz, yalnızlaşıyoruz, mutsuzlaşıyoruz!<br />
Tam da mutsuzluğun dibine vurduğum birgünde bir kitapçı vitrininde karşılaştım Doğan Cüceloğlu'nu son kitabıyla. Kitap adıyla tavladı beni: 'Korku Kültürü!' Kitabın alt başlığı adından bile güzel:'Niçin Mış Gibi Yaşıyoruz?'Niye mi?İşte Doğan Cüceloğlu'nun ağzından nedenleri...<br />
Bir arkadaşım anlatmıştı.Japon balığı almış.İşten sonra evine gidip balığını seyrediyormuş. Şahaneymiş seyretmesi, böyle dalga dalga gidiyormuş balık. Ama bir süre sonra balık yan yatmış, debelenmeye başlamış. Kavanoza koyup deniz biyoloğu olan bir arkadaşına götürmüş. Biyolog incelemiş, demiş ki;<br />
- ıyi haberim var, kötü haberim var, hangisinden başlayayım?<br />
- Hangisinden istersen <br />
- İyi haberim balık hasta değil. Kötü haberim suyun hasta.<br />
- Su hasta olur mu ya? <br />
- Evet olur, iyi oksijen almıyor bu su. Bundan dolayı bir bakteri girmiş. Ve bu bakteri balığın sinir sistemini böyle etkilemiş.<br />
- Ne yapmam lazım?<br />
- Balığın suyunu değiştireceksin, bir de pompanı değiştireceksin. Su değişince, pompa sistemi değişince gerçekten de balık iyileşmiş bir süre sonra. Balık yine şahane biçimde dalga dalga gitmeye devam> etmiş! Bizim suyun hastalığı ne peki?<br />
Korku kültürü.<br />
Korku kültürü kavramını biraz açabilir misiniz?<br />
Korku kültürü yaşamda gücü temel olarak kabul eder. Hayatta en önemli şey güçtür. Bu nedenle yaşam sürecinin kendisini sıfırlar. Mutluymuşsun, coşkuluymuşsun, zevk alıyormuşsun hiçbir önemi yok. Seni güçlü kılıyor mu kılmıyor mu ona bakacaksın. Bu da sonuçlarla belli olur. Mevki edindin mi, para kazanıyor musun, şöhretli misin, göster bana! Böylelikle yaşamın bir süreç olarak değeri yok, güç temel değerdir. Güçlü olan haklıdır, çünkü o güçlüdür. Güçlü olanın denetleme hakkı vardır, çünkü o güçlüdür. Yönlendirir. Böylelikle tüm ilişkiler ve yaşam onun üzerine oluşmaya başlar. O nedenle böyle bir toplumda insan insana ilişki yoktur, güçlü güçsüz ilişkisi vardır. Kadın erkek ilişkisi yoktur, güçlü güçsüz ilşkisi vardır. Patron işveren ilişkisi yoktur, güçlü güçsüz ilişkisi vardır. Bir toplumda 'Sen benim kim olduğumu biliyor musun?' diye soruluyorsa o toplumda güçlü güçsüz ilişkisi vardır! Korku kültüründe insanların ilk karşılaştıklarında akıllarından geçen şudur:şimdi burada kimin borusu ötecek. O yüzden kolay kolay gülümsemezler, başka tarafa bakarak el sıkarlar. Yani diyor ki: Yersen, burada baba benim. Böyle durumlarda ben kendimi nasıl tanıtacağım: Ben, Profesör Doktor Doğan Cüceloğlu. Mutlaka mevkimi söyleyeceğim. Yani işte 15 kitap yazdım, tv programı yapıyorum, filan, filan... Bir kıdem listesi yapacağım sana güçlü olduğumu göstermek için. Çingeneler kavga ettiğinde 'bende bu var, sende ne var ' diye atışırlarmış ya... Bizdekinin aynı. Adam kitap yazıyor, üzerine Prof bilmemkim diye titrini yazdırıyor, Ne gerek var? Korku kültüründe eşit ilişki yoktur, Kim daha güçlü, kim daha üstün ilişkisi var. Daha evlenirken bu karı koca ilişkisinde kendini belli eder, ilk gece gözünü korkutuyor, ilk gece. Anne baba çocuk ilişkisinde de öyle. Anne baba ilişkisinde nasıl? Çocuk bir kere 0 - 7 yaş arasında müthiş bir mücadele veriyor. Ne mücadelesi veriyor? Varolma mücadelesi veriyor. 'Yemiyeceğim' diyor, 'Doydum' diyor. 'Yiyeceksin' diye ağzına tıkıyoruz kaşığı. 'Aç değilim' diyor. 'Hayır açsın' diyoruz. Düşünebiliyor musun ya? şu işkenceyi düşünebiliyor musun? Geçen gün üniversite öğrencilerinden oluşan 70 kişilik bir gruba konuştum. Bir kız öğrencinin önüne gittim. 'Merhaba' dedim ama görüyorum nasıl korkuyor. İnşallah doğru cevap veririm kaygısı var yüzünde. 'Sabahleyin karşılaşsak ben sana sorsam 'Uykunu alabildin mi?' diye. Uykunu alıp almadığını bilebilir misin?' dedim. 'Bilmem, belki' dedi. Bu çok acı birşey. <br />
'Peki' dedim 'Senin uykunu alıp almadığını senden daha iyi bilecek kim var?' Ona da cevap veremedi. Üniversite öğrencisi bu! Yandaki arkadaşa döndüm. 'Aç mısın tok musun bilir misin?' dedim. Cevap veremedi, ııığğğ filan yapıyor. 'Senin aç ya da tok olduğunu senden daha iyi bilebilecek biri var mı?' dedim. 'Lokantacı 'dedi. Bunlar üniversite öğrencisi! Bunlar, bu kadar sınavdan sonra üniversiteye girebilmiş seçilmiş insanlar! Ama düşünün öyle bir yaşamı boşaltma durumu var ki çocuk aç mı uykusuz mu bilmiyor. Ve ben psikolog olarak şunu söylüyorum. Bir insanın yaşamının temeli 0 - 7 yaş arasında atılıyor. Bir vatandaşın vatandaşlığının temeli de 0 ile 7 yaş arasında atılıyor. Neye benziyor bu biliyor musun, eğer siz bir çocuğa 0 - 7 yaş arasında Türkçe öğretemezseniz, ondan sonra da düzgün Türkçe konuşamaz, ona benziyor. Eğer çocuklarınıza 0 ile 7 yaş arasında vatandaş olma bilinci veremezseniz ondan sonra ikinci dil öğrenirmiş gibi zorlukla ağır ve aksak öğreneceklerdir. O zaman o üniversitelinin aç olup olmadığını bilmemesinin nedeni de annesinin çocukken aç olmadığı halde zorla yedirmesi mi? Onun adına kararlar vermesi mi? Bu ufak bir örnek. Genel olarak çocuğa verilen mesaj önemli. 'Sen küçüksün bilmezsin büyükler bilir. Sen kimsin ki...' Bu genel mesaj yerleşince ' Ben kimim ki, otorite daha iyi bilir' inancına dönüşüyor. Korku kültürünün özü bu! Öyle olunca yaşam tamamıyla gerçeğin araştırılması değil, özgürce bir yolculuk değil, bireylerin, grupların, cemaatlerin birinden daha güçlü olma mücadelesine dönüyor. Türkiye'de siyasal anlamda yaşanan da bu değil mi? Evet! İşte bu korku kültürünün aksi olan saygı kültüründe çok temel bir değer vardır. O da gerçeğe saygıdır. Üniversite neden vardır? Gerçeği keşfedip,öğrenip, yaymak için vardır. Oysa bu korku kültürünün umurunda değil. Korku kültüründe üniversite makam için vardır, mevki için vardır, daha güçlü olmak için vardır. Bir öğrenci çok akıllı ve yetenekliyse korkarlar, Sadece üniversitelerde değil, hiçbir yerde çok akıllı adam istemezler, Türkiye'de. Evet, çünkü tehlikesin. Ama, ben 25 yıl yurtdışında bulundum. Orada adamın seni sevmesi veya sevmemesi üçüncü dördüncü derecede ilgilendiği birşey. 'Sevmem ama harika bir kafası var, ondan dolayı buraya getirmek zorundayım' diyor. 'Arkadaşım olarak görmem ama hakkını veririm' diyor. Şöyle düşünmek lazım. Hepimiz bir ekibin parçasıyız. Ben şu çocuğun (parkta oynayan çocuğu işaret ederek) daha mutlu olmasının bir parçasıyım. Herkes böyle düşünmeli. O çocuk mutsuzsa emin ol şu veya bu şekilde o mutsuzluk benim hayatımı etkiler. Trafiği düşün, herbir kişinin araba kullanışının kalitesi diğerinin hayatını etkiler. Sarhoş ise, yorgun ise, hızlı ise trafikteki herkes etkilenir. Toplumda da öyle. Ben buna biz bilinci diyorum. Korku kültüründe biz bilincinin gelişmesi mümkün değil. Ya ben bilinci denilen arsız saldırgan kültür gelişir, ya da sen bilinci denilen ezik kişiliksiz kültür gelişir. Arsızlar ezikleri daha da eziyor yani o zaman? Zaten sen diyenler 'Meee' diyor, 'Çoban yok mu? Uykum var mı yok mu bana söylesin, biri benim hakkımı korusun.' Mesela sınıfa girin öğretmen olarak. Korku kültürüyle yetişmiş çocuğa güleryüzlü davranın, 'Günaydın çocuklar nasılsınız?' filan deyin. Üç dört ders sonra size parmak atmaya kalkarlar. Siz üzülürsünüz ben bunlara insan muamelesi yapıyorum, yaptıklarına bak diye. Size süratle öğretirler nasıl öğretmen olunması gerektiğini. Demek ki korku kültüründe korkutulma ihtiyacının giderilmesi için korkutan birisinin olması lazım. El ve eldiven gibi. Ve bu bir yaşam felsefesi. Mesela korku kültüründe yetişmiş kadınlar da korkutan erkek ister. Onları korkutmayana 'Ne biçim erkek' derler. Türkiye'de yüzde kaç korku kültürü hakim? Şimdi belirli bir azınlık grup var. İnsan hakları, çocuk hakları diyen, insanca bir yaşam isteyen, birbirlerine 'Günaydın' demek isteyen, trafik kurallarına uyan... Benim gördüğüm kadarıyla çok az...Ve bu insanlar çok yalnız. Eğer Türkiye'de uygar insan gibi yaşamaya çalışırsanız süratle kendinizi keriz olarak görürsünüz. O sınıfa girip de 'Günaydın' diyen öğretmenin durumuna düşersiniz. Başınıza gelmedik kalmaz yani? Kendinizi korursunuz ama o zaman da kendinize yabancılaşırsınız. Bir mutsuzluk yaşamaya başlarsınız. Ve altını çizmek lazım. Kimsenin kabahati yok. Kimse kötü niyetle yapmıyor bunu. Bildiği başka bir şey yok. 0 - 7 yaş aralığında bunu öğreniyor. Bildiğini de gelecek nesle bağırta çağırta aktarıyor. Bu böyle gidiyor. Nasıl ki alfabeyi değiştirmek için seferberlik yaptık, köy köy gezip anlattık. Bence bizim ana babalığı öğrenmemiz için de aynı şey lazım. Çok ciddi olarak ve bilimsel olarak. Ve bunu herhangi bir ideolojinin herhangi bir güç kapma yarışının parçası haline getirmeden yapmak çok önemli. Türk politika tarihinde korku kültürü ne kadar hakim? Hep korkutularak mı yönetilmiş Türkiye? Korku kültürünün dışında başka bir akım olmamış. Avrupa'nın yaşadığı aydınlanma, birey olma hakkı mücadelesi olmamış. İşte Atatürk devrimleriyle bunu yapmaya çalışmış. Fakat korku kültüründe yetişmiş insanlar onu da hemen bir canavar haline getirip iki kampa ayrılmış, hangisi güçlü olacak mücadelesi yapıyor. ıki tarafında anlaştığı temel değerler nedir konusunda bir araştırma içerisine girmiş değiliz. Ben şimdi olanların hepsini korku kültürü içinde bir mücadele savaşı olarak görüyorum, Bu da bana acı veriyor. Bir de bu savaşın, bu en tepedeki güç savaşının bizlerde, sıradan insanlarda yarattığı korkular var. Herkes endişeli, kaygı içinde ve mutsuz. Gerçeğe saygı bir değer olarak kurumlarda yaşamıyorsa o zaman benim çok dikkat etmem gereken şeyler var. Ailem var, işim var, düzenim var. Yaşamımı devam ettirmek için benim ya çok güçlü olmam lazım ya da çok güçlü bir ekibin parçası olmam lazım. Bütün mücadele böyle dönüyor şimdi Türkiye'de. Karşı tarafın hakları umurunda değil, zerre ilgilendirmiyor. Bir onların gözüyle bakayım diye kimse demiyor. Çünkü bakarsa gücünü kaybediverir. O yüzden herkes yüzde 100 haklı olduğunu iddia ediyor. O yüzden de diyalog imkanı ortadan kalkıyor. Diyalog imkanının olabilmesi için herkesin 'Arkadaş sen de ben de farklı bakıyoruz ama müşterek bir gayemiz var' diyebilmesi lazım. Müşterek kabul ettiğimiz kriterler olması lazım. Bu kriterler yok. O yüzden ben sana baktığımda acaba hangi taraftan diyorum. Sana da sormuyorum, güvenim yok, alttan alttan anlamaya çalışıyorum. Benim gördüğüm kadarıyla hem parti içi hem partiler arası politika güç mücadelesinden başka birşey değil. Kim mevkiye makama gelirse nemalanma durumu olarak görüyorum bunu.  içten içe hepimiz de bu böyle olur diye kabul etmişiz. O nedenle korku kültürünü bizim en önemli baş belamız olarak görüyorum. Henüz daha farkında değiliz nasıl ki balık suyun farkında değil, biz de korku kültürünün farkında değiliz. Bizim de suyumuz mu hasta? Aynen öyle, akvaryumun suyu aynı olduğu sürece yeni balıklar koysan bile bir süre sonra onlar da hastalanır. Şimdi biz ne yapıyoruz, milletvekillerini suçluyoruz. Sanki onlar gökten zembille indi. Onlar da bizim balığımız!Peki suyu iyi etmek için ne yapmak lazım? Suyun ilacı ne? Değerler! İlk değer gerçeğe saygı. Anne baba olarak çocuğunun gerçeğine saygı duyacaksın. İkinci değer, gerçeğe sevgi. Anne baba olarak çocuğunu seveceksin. En önemlisi de yaşama saygı. Çocuğun kendi yaşamında kendisi olarak var olabilmesine saygı duyacaksın! 23.03.2008> > DOĞAN CÜCELOĞLU]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Korkuyoruz!<br />
<br />
Yarın gözümüzü ekonomik krize açıp bir anda borçlarımızın katlanmasından...<br />
Durakta beklerken bir bombayla paramparça olmaktan...<br />
Hiç beklemediğimiz bir anda işsiz kalmaktan...<br />
Tüm yaşamımızın bir anda değişmesinden...<br />
Çocuklarımıza karanlık bir dünya bırakmaktan...<br />
Korkuyoruz! Korktukça içimize kapanıyoruz, yalnızlaşıyoruz, mutsuzlaşıyoruz!<br />
Tam da mutsuzluğun dibine vurduğum birgünde bir kitapçı vitrininde karşılaştım Doğan Cüceloğlu'nu son kitabıyla. Kitap adıyla tavladı beni: 'Korku Kültürü!' Kitabın alt başlığı adından bile güzel:'Niçin Mış Gibi Yaşıyoruz?'Niye mi?İşte Doğan Cüceloğlu'nun ağzından nedenleri...<br />
Bir arkadaşım anlatmıştı.Japon balığı almış.İşten sonra evine gidip balığını seyrediyormuş. Şahaneymiş seyretmesi, böyle dalga dalga gidiyormuş balık. Ama bir süre sonra balık yan yatmış, debelenmeye başlamış. Kavanoza koyup deniz biyoloğu olan bir arkadaşına götürmüş. Biyolog incelemiş, demiş ki;<br />
- ıyi haberim var, kötü haberim var, hangisinden başlayayım?<br />
- Hangisinden istersen <br />
- İyi haberim balık hasta değil. Kötü haberim suyun hasta.<br />
- Su hasta olur mu ya? <br />
- Evet olur, iyi oksijen almıyor bu su. Bundan dolayı bir bakteri girmiş. Ve bu bakteri balığın sinir sistemini böyle etkilemiş.<br />
- Ne yapmam lazım?<br />
- Balığın suyunu değiştireceksin, bir de pompanı değiştireceksin. Su değişince, pompa sistemi değişince gerçekten de balık iyileşmiş bir süre sonra. Balık yine şahane biçimde dalga dalga gitmeye devam> etmiş! Bizim suyun hastalığı ne peki?<br />
Korku kültürü.<br />
Korku kültürü kavramını biraz açabilir misiniz?<br />
Korku kültürü yaşamda gücü temel olarak kabul eder. Hayatta en önemli şey güçtür. Bu nedenle yaşam sürecinin kendisini sıfırlar. Mutluymuşsun, coşkuluymuşsun, zevk alıyormuşsun hiçbir önemi yok. Seni güçlü kılıyor mu kılmıyor mu ona bakacaksın. Bu da sonuçlarla belli olur. Mevki edindin mi, para kazanıyor musun, şöhretli misin, göster bana! Böylelikle yaşamın bir süreç olarak değeri yok, güç temel değerdir. Güçlü olan haklıdır, çünkü o güçlüdür. Güçlü olanın denetleme hakkı vardır, çünkü o güçlüdür. Yönlendirir. Böylelikle tüm ilişkiler ve yaşam onun üzerine oluşmaya başlar. O nedenle böyle bir toplumda insan insana ilişki yoktur, güçlü güçsüz ilişkisi vardır. Kadın erkek ilişkisi yoktur, güçlü güçsüz ilşkisi vardır. Patron işveren ilişkisi yoktur, güçlü güçsüz ilişkisi vardır. Bir toplumda 'Sen benim kim olduğumu biliyor musun?' diye soruluyorsa o toplumda güçlü güçsüz ilişkisi vardır! Korku kültüründe insanların ilk karşılaştıklarında akıllarından geçen şudur:şimdi burada kimin borusu ötecek. O yüzden kolay kolay gülümsemezler, başka tarafa bakarak el sıkarlar. Yani diyor ki: Yersen, burada baba benim. Böyle durumlarda ben kendimi nasıl tanıtacağım: Ben, Profesör Doktor Doğan Cüceloğlu. Mutlaka mevkimi söyleyeceğim. Yani işte 15 kitap yazdım, tv programı yapıyorum, filan, filan... Bir kıdem listesi yapacağım sana güçlü olduğumu göstermek için. Çingeneler kavga ettiğinde 'bende bu var, sende ne var ' diye atışırlarmış ya... Bizdekinin aynı. Adam kitap yazıyor, üzerine Prof bilmemkim diye titrini yazdırıyor, Ne gerek var? Korku kültüründe eşit ilişki yoktur, Kim daha güçlü, kim daha üstün ilişkisi var. Daha evlenirken bu karı koca ilişkisinde kendini belli eder, ilk gece gözünü korkutuyor, ilk gece. Anne baba çocuk ilişkisinde de öyle. Anne baba ilişkisinde nasıl? Çocuk bir kere 0 - 7 yaş arasında müthiş bir mücadele veriyor. Ne mücadelesi veriyor? Varolma mücadelesi veriyor. 'Yemiyeceğim' diyor, 'Doydum' diyor. 'Yiyeceksin' diye ağzına tıkıyoruz kaşığı. 'Aç değilim' diyor. 'Hayır açsın' diyoruz. Düşünebiliyor musun ya? şu işkenceyi düşünebiliyor musun? Geçen gün üniversite öğrencilerinden oluşan 70 kişilik bir gruba konuştum. Bir kız öğrencinin önüne gittim. 'Merhaba' dedim ama görüyorum nasıl korkuyor. İnşallah doğru cevap veririm kaygısı var yüzünde. 'Sabahleyin karşılaşsak ben sana sorsam 'Uykunu alabildin mi?' diye. Uykunu alıp almadığını bilebilir misin?' dedim. 'Bilmem, belki' dedi. Bu çok acı birşey. <br />
'Peki' dedim 'Senin uykunu alıp almadığını senden daha iyi bilecek kim var?' Ona da cevap veremedi. Üniversite öğrencisi bu! Yandaki arkadaşa döndüm. 'Aç mısın tok musun bilir misin?' dedim. Cevap veremedi, ııığğğ filan yapıyor. 'Senin aç ya da tok olduğunu senden daha iyi bilebilecek biri var mı?' dedim. 'Lokantacı 'dedi. Bunlar üniversite öğrencisi! Bunlar, bu kadar sınavdan sonra üniversiteye girebilmiş seçilmiş insanlar! Ama düşünün öyle bir yaşamı boşaltma durumu var ki çocuk aç mı uykusuz mu bilmiyor. Ve ben psikolog olarak şunu söylüyorum. Bir insanın yaşamının temeli 0 - 7 yaş arasında atılıyor. Bir vatandaşın vatandaşlığının temeli de 0 ile 7 yaş arasında atılıyor. Neye benziyor bu biliyor musun, eğer siz bir çocuğa 0 - 7 yaş arasında Türkçe öğretemezseniz, ondan sonra da düzgün Türkçe konuşamaz, ona benziyor. Eğer çocuklarınıza 0 ile 7 yaş arasında vatandaş olma bilinci veremezseniz ondan sonra ikinci dil öğrenirmiş gibi zorlukla ağır ve aksak öğreneceklerdir. O zaman o üniversitelinin aç olup olmadığını bilmemesinin nedeni de annesinin çocukken aç olmadığı halde zorla yedirmesi mi? Onun adına kararlar vermesi mi? Bu ufak bir örnek. Genel olarak çocuğa verilen mesaj önemli. 'Sen küçüksün bilmezsin büyükler bilir. Sen kimsin ki...' Bu genel mesaj yerleşince ' Ben kimim ki, otorite daha iyi bilir' inancına dönüşüyor. Korku kültürünün özü bu! Öyle olunca yaşam tamamıyla gerçeğin araştırılması değil, özgürce bir yolculuk değil, bireylerin, grupların, cemaatlerin birinden daha güçlü olma mücadelesine dönüyor. Türkiye'de siyasal anlamda yaşanan da bu değil mi? Evet! İşte bu korku kültürünün aksi olan saygı kültüründe çok temel bir değer vardır. O da gerçeğe saygıdır. Üniversite neden vardır? Gerçeği keşfedip,öğrenip, yaymak için vardır. Oysa bu korku kültürünün umurunda değil. Korku kültüründe üniversite makam için vardır, mevki için vardır, daha güçlü olmak için vardır. Bir öğrenci çok akıllı ve yetenekliyse korkarlar, Sadece üniversitelerde değil, hiçbir yerde çok akıllı adam istemezler, Türkiye'de. Evet, çünkü tehlikesin. Ama, ben 25 yıl yurtdışında bulundum. Orada adamın seni sevmesi veya sevmemesi üçüncü dördüncü derecede ilgilendiği birşey. 'Sevmem ama harika bir kafası var, ondan dolayı buraya getirmek zorundayım' diyor. 'Arkadaşım olarak görmem ama hakkını veririm' diyor. Şöyle düşünmek lazım. Hepimiz bir ekibin parçasıyız. Ben şu çocuğun (parkta oynayan çocuğu işaret ederek) daha mutlu olmasının bir parçasıyım. Herkes böyle düşünmeli. O çocuk mutsuzsa emin ol şu veya bu şekilde o mutsuzluk benim hayatımı etkiler. Trafiği düşün, herbir kişinin araba kullanışının kalitesi diğerinin hayatını etkiler. Sarhoş ise, yorgun ise, hızlı ise trafikteki herkes etkilenir. Toplumda da öyle. Ben buna biz bilinci diyorum. Korku kültüründe biz bilincinin gelişmesi mümkün değil. Ya ben bilinci denilen arsız saldırgan kültür gelişir, ya da sen bilinci denilen ezik kişiliksiz kültür gelişir. Arsızlar ezikleri daha da eziyor yani o zaman? Zaten sen diyenler 'Meee' diyor, 'Çoban yok mu? Uykum var mı yok mu bana söylesin, biri benim hakkımı korusun.' Mesela sınıfa girin öğretmen olarak. Korku kültürüyle yetişmiş çocuğa güleryüzlü davranın, 'Günaydın çocuklar nasılsınız?' filan deyin. Üç dört ders sonra size parmak atmaya kalkarlar. Siz üzülürsünüz ben bunlara insan muamelesi yapıyorum, yaptıklarına bak diye. Size süratle öğretirler nasıl öğretmen olunması gerektiğini. Demek ki korku kültüründe korkutulma ihtiyacının giderilmesi için korkutan birisinin olması lazım. El ve eldiven gibi. Ve bu bir yaşam felsefesi. Mesela korku kültüründe yetişmiş kadınlar da korkutan erkek ister. Onları korkutmayana 'Ne biçim erkek' derler. Türkiye'de yüzde kaç korku kültürü hakim? Şimdi belirli bir azınlık grup var. İnsan hakları, çocuk hakları diyen, insanca bir yaşam isteyen, birbirlerine 'Günaydın' demek isteyen, trafik kurallarına uyan... Benim gördüğüm kadarıyla çok az...Ve bu insanlar çok yalnız. Eğer Türkiye'de uygar insan gibi yaşamaya çalışırsanız süratle kendinizi keriz olarak görürsünüz. O sınıfa girip de 'Günaydın' diyen öğretmenin durumuna düşersiniz. Başınıza gelmedik kalmaz yani? Kendinizi korursunuz ama o zaman da kendinize yabancılaşırsınız. Bir mutsuzluk yaşamaya başlarsınız. Ve altını çizmek lazım. Kimsenin kabahati yok. Kimse kötü niyetle yapmıyor bunu. Bildiği başka bir şey yok. 0 - 7 yaş aralığında bunu öğreniyor. Bildiğini de gelecek nesle bağırta çağırta aktarıyor. Bu böyle gidiyor. Nasıl ki alfabeyi değiştirmek için seferberlik yaptık, köy köy gezip anlattık. Bence bizim ana babalığı öğrenmemiz için de aynı şey lazım. Çok ciddi olarak ve bilimsel olarak. Ve bunu herhangi bir ideolojinin herhangi bir güç kapma yarışının parçası haline getirmeden yapmak çok önemli. Türk politika tarihinde korku kültürü ne kadar hakim? Hep korkutularak mı yönetilmiş Türkiye? Korku kültürünün dışında başka bir akım olmamış. Avrupa'nın yaşadığı aydınlanma, birey olma hakkı mücadelesi olmamış. İşte Atatürk devrimleriyle bunu yapmaya çalışmış. Fakat korku kültüründe yetişmiş insanlar onu da hemen bir canavar haline getirip iki kampa ayrılmış, hangisi güçlü olacak mücadelesi yapıyor. ıki tarafında anlaştığı temel değerler nedir konusunda bir araştırma içerisine girmiş değiliz. Ben şimdi olanların hepsini korku kültürü içinde bir mücadele savaşı olarak görüyorum, Bu da bana acı veriyor. Bir de bu savaşın, bu en tepedeki güç savaşının bizlerde, sıradan insanlarda yarattığı korkular var. Herkes endişeli, kaygı içinde ve mutsuz. Gerçeğe saygı bir değer olarak kurumlarda yaşamıyorsa o zaman benim çok dikkat etmem gereken şeyler var. Ailem var, işim var, düzenim var. Yaşamımı devam ettirmek için benim ya çok güçlü olmam lazım ya da çok güçlü bir ekibin parçası olmam lazım. Bütün mücadele böyle dönüyor şimdi Türkiye'de. Karşı tarafın hakları umurunda değil, zerre ilgilendirmiyor. Bir onların gözüyle bakayım diye kimse demiyor. Çünkü bakarsa gücünü kaybediverir. O yüzden herkes yüzde 100 haklı olduğunu iddia ediyor. O yüzden de diyalog imkanı ortadan kalkıyor. Diyalog imkanının olabilmesi için herkesin 'Arkadaş sen de ben de farklı bakıyoruz ama müşterek bir gayemiz var' diyebilmesi lazım. Müşterek kabul ettiğimiz kriterler olması lazım. Bu kriterler yok. O yüzden ben sana baktığımda acaba hangi taraftan diyorum. Sana da sormuyorum, güvenim yok, alttan alttan anlamaya çalışıyorum. Benim gördüğüm kadarıyla hem parti içi hem partiler arası politika güç mücadelesinden başka birşey değil. Kim mevkiye makama gelirse nemalanma durumu olarak görüyorum bunu.  içten içe hepimiz de bu böyle olur diye kabul etmişiz. O nedenle korku kültürünü bizim en önemli baş belamız olarak görüyorum. Henüz daha farkında değiliz nasıl ki balık suyun farkında değil, biz de korku kültürünün farkında değiliz. Bizim de suyumuz mu hasta? Aynen öyle, akvaryumun suyu aynı olduğu sürece yeni balıklar koysan bile bir süre sonra onlar da hastalanır. Şimdi biz ne yapıyoruz, milletvekillerini suçluyoruz. Sanki onlar gökten zembille indi. Onlar da bizim balığımız!Peki suyu iyi etmek için ne yapmak lazım? Suyun ilacı ne? Değerler! İlk değer gerçeğe saygı. Anne baba olarak çocuğunun gerçeğine saygı duyacaksın. İkinci değer, gerçeğe sevgi. Anne baba olarak çocuğunu seveceksin. En önemlisi de yaşama saygı. Çocuğun kendi yaşamında kendisi olarak var olabilmesine saygı duyacaksın! 23.03.2008> > DOĞAN CÜCELOĞLU]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[ÖNEMLİ (ANKARA'DA OTURANLAR ÖZELLİKLE OKUMALI)]]></title>
			<link>http://mengeninsesi.forum-gourmet.com/showthread.php?tid=938</link>
			<pubDate>Mon, 12 May 2008 14:19:33 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://mengeninsesi.forum-gourmet.com/showthread.php?tid=938</guid>
			<description><![CDATA[ANKARALI DOĞALGAZ ABONELERİNE MÜJDE!<br />
 <br />
<br />
Federasyonumuz Yöneticileri, TÜKODER Ankara Şube Yöneticileri ve Hukuk Komisyonu üyelerimizle ile Başkent Doğalgaz A.Ş. Genel Müdürü Sayın Veysel Karani Demir arasında  makamında bir görüşme yapılmıştır. <br />
<br />
<br />
Sayın DEMİR&#8217;le iletilmiş ve sorunlar geniş biz zaman aralığında tartışılmıştır.<br />
<br />
Yapılan görüşmelerde, tüm Ankaralı Doğalgaz kullanıcılarını ilgilendiren çok önemli iki konuda mutabakata varılmıştır.<br />
<br />
 <br />
1.) Bilindiği gibi EPDK&#8217;nın 13.11.2007  tarih ve 1379/17  sayılı kararı ile 2003-2007 yılları arasında ön ödemeli elektronik sayaç kullanıcısı tüketicilerden  Doğalgaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği' nin 36. ve 40. madde hükümlerine aykırı olarak tahsil edilen pil bedeli iadesine karar verilmişti.<br />
<br />
Anılan tarihler arasında yersiz ödenen pil paralarının nakden iadesi için tüketicilerin bizzat müracaatları gerekmekteydi. Ancak Federasyonumuza ve derneklerimize yapılan şikayetlerden bunun tüketiciler için bürokratik bir külfete yol açtığı belirtilmiştir. Diğer yandan alacaklı tüm tüketicilerin iadeden haberi olmadığı da ortaya çıkmıştır.<br />
<br />
Federasyonumuz temsilcileri, tüketicinin herhangi bir müracaatına gerek kalmaksızın,  bu kez ters mahsup yolu ile pil paralarının tüketicinin hesabına yüklenmesini talep etmiştir. Sayın Genel Müdür bu talebi olumlu karşılamış ve sorumlulara gereken talimatı vermiştir.<br />
<br />
 <br />
Yeni uygulama ile habersiz binlerce tüketici, müracaatlarına gerek kalmaksızın ilk gaz alışlarında pil parası kadar ilave gaz alacaklardır.<br />
<br />
 <br />
2- Diğer bir konu ise bir kısım tüketiciden alınan 300 Dolar tutarındaki  Doğal gaz sayaç bedeli  ve abone ücretleri ile ilgilidir.<br />
<br />
2005  yılında EPDK&#8217;nın konuyla ilgili yürüttüğü soruşturma sonucunda, EGO&#8217;nun konut ve ısınma amaçlı doğal gaz kullanan abonelerde servis hattı mevcut ve bedeli ödenmiş olmasına rağmen; G-4 tipi  (KARTLI )   sayaç kullanan abonelerden KDV hariç 150 doları sayaç bedeli alınması gerekirken "abonelik ücreti" adı altında 300 dolar aldığı belirlenmişti. Fazladan alınan  150 doların tüketicilere iade edilmesindeki sorun görüşülmüştür. Bu konuda tüketiciler, Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerine veya Tüketici Mahkemelerinde hak arayışına gitmesine gerek kalmaksızın iade edilmeyen 150 dolarlık fazla tahsilatın bir dilekçe ile talep edilmesi durumunda İADAE edileceği hususunda da mutabakata varılmıştır.<br />
<br />
Bu konuda hazırlanan dilekçe Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun.. sitesinde &#8220;Dilekçeler ve Formlar&#8221; Bölümünde iki gün içinde yayınlanacaktır. Tüketicilerimiz bu dilekçeyi indirip doldurduktan sonra Başkent Gaz A.Ş.&#8217;ye müracaat ederek 150 dolar bedeli geri alabileceklerdir.<br />
<br />
Kamuoyuna ve Ankaralı tüketicilerimize saygı ile duyurulur.<br />
     BİLİNÇLİ TÜKETİCİ,  ÖRGÜTLÜ TÜKETİCİDİR.    <br />
<br />
     Saygılarımızla    <br />
            <br />
       Ali  ÇETİN<br />
<br />
    Genel Başkan<br />
<br />
Kaynak: Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun..<br />
<br />
İletişim<br />
 <br />
Atatürk Bulvarı No:103/45 Kızılay Ankara - Türkiye<br />
Tel : 0 312 425 73 77  Faks : 0 312 419 06 67<br />
<br />
E-Mail: tudef@tudef.org.tr<br />
<br />
<br />
Not: Ben bu gün ilgili telefonu aradım. 1-2 gün içinde dilekçe-formlar eklenecek ve müracatlar başlayacaktır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ANKARALI DOĞALGAZ ABONELERİNE MÜJDE!<br />
 <br />
<br />
Federasyonumuz Yöneticileri, TÜKODER Ankara Şube Yöneticileri ve Hukuk Komisyonu üyelerimizle ile Başkent Doğalgaz A.Ş. Genel Müdürü Sayın Veysel Karani Demir arasında  makamında bir görüşme yapılmıştır. <br />
<br />
<br />
Sayın DEMİR&#8217;le iletilmiş ve sorunlar geniş biz zaman aralığında tartışılmıştır.<br />
<br />
Yapılan görüşmelerde, tüm Ankaralı Doğalgaz kullanıcılarını ilgilendiren çok önemli iki konuda mutabakata varılmıştır.<br />
<br />
 <br />
1.) Bilindiği gibi EPDK&#8217;nın 13.11.2007  tarih ve 1379/17  sayılı kararı ile 2003-2007 yılları arasında ön ödemeli elektronik sayaç kullanıcısı tüketicilerden  Doğalgaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği' nin 36. ve 40. madde hükümlerine aykırı olarak tahsil edilen pil bedeli iadesine karar verilmişti.<br />
<br />
Anılan tarihler arasında yersiz ödenen pil paralarının nakden iadesi için tüketicilerin bizzat müracaatları gerekmekteydi. Ancak Federasyonumuza ve derneklerimize yapılan şikayetlerden bunun tüketiciler için bürokratik bir külfete yol açtığı belirtilmiştir. Diğer yandan alacaklı tüm tüketicilerin iadeden haberi olmadığı da ortaya çıkmıştır.<br />
<br />
Federasyonumuz temsilcileri, tüketicinin herhangi bir müracaatına gerek kalmaksızın,  bu kez ters mahsup yolu ile pil paralarının tüketicinin hesabına yüklenmesini talep etmiştir. Sayın Genel Müdür bu talebi olumlu karşılamış ve sorumlulara gereken talimatı vermiştir.<br />
<br />
 <br />
Yeni uygulama ile habersiz binlerce tüketici, müracaatlarına gerek kalmaksızın ilk gaz alışlarında pil parası kadar ilave gaz alacaklardır.<br />
<br />
 <br />
2- Diğer bir konu ise bir kısım tüketiciden alınan 300 Dolar tutarındaki  Doğal gaz sayaç bedeli  ve abone ücretleri ile ilgilidir.<br />
<br />
2005  yılında EPDK&#8217;nın konuyla ilgili yürüttüğü soruşturma sonucunda, EGO&#8217;nun konut ve ısınma amaçlı doğal gaz kullanan abonelerde servis hattı mevcut ve bedeli ödenmiş olmasına rağmen; G-4 tipi  (KARTLI )   sayaç kullanan abonelerden KDV hariç 150 doları sayaç bedeli alınması gerekirken "abonelik ücreti" adı altında 300 dolar aldığı belirlenmişti. Fazladan alınan  150 doların tüketicilere iade edilmesindeki sorun görüşülmüştür. Bu konuda tüketiciler, Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerine veya Tüketici Mahkemelerinde hak arayışına gitmesine gerek kalmaksızın iade edilmeyen 150 dolarlık fazla tahsilatın bir dilekçe ile talep edilmesi durumunda İADAE edileceği hususunda da mutabakata varılmıştır.<br />
<br />
Bu konuda hazırlanan dilekçe Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun.. sitesinde &#8220;Dilekçeler ve Formlar&#8221; Bölümünde iki gün içinde yayınlanacaktır. Tüketicilerimiz bu dilekçeyi indirip doldurduktan sonra Başkent Gaz A.Ş.&#8217;ye müracaat ederek 150 dolar bedeli geri alabileceklerdir.<br />
<br />
Kamuoyuna ve Ankaralı tüketicilerimize saygı ile duyurulur.<br />
     BİLİNÇLİ TÜKETİCİ,  ÖRGÜTLÜ TÜKETİCİDİR.    <br />
<br />
     Saygılarımızla    <br />
            <br />
       Ali  ÇETİN<br />
<br />
    Genel Başkan<br />
<br />
Kaynak: Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun..<br />
<br />
İletişim<br />
 <br />
Atatürk Bulvarı No:103/45 Kızılay Ankara - Türkiye<br />
Tel : 0 312 425 73 77  Faks : 0 312 419 06 67<br />
<br />
E-Mail: tudef@tudef.org.tr<br />
<br />
<br />
Not: Ben bu gün ilgili telefonu aradım. 1-2 gün içinde dilekçe-formlar eklenecek ve müracatlar başlayacaktır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Şampiyon Galatasaray... Galatasaray 2 G.Oftaşspor 0]]></title>
			<link>http://mengeninsesi.forum-gourmet.com/showthread.php?tid=937</link>
			<pubDate>Sat, 10 May 2008 21:20:34 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://mengeninsesi.forum-gourmet.com/showthread.php?tid=937</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
<br />
Galatasaray, Turkcell Süper Lig'de son maçına, şampiyonluk için sahaya çıkıyor. Galatasaray'ın sezonun son maçında Ali Sami Yen'de ağırlayacağı rakibi Gençlerbirliği Oftaşspor. Karşılaşmadan önemli ve heyecanlı dakikalar canlı anlatımla Galatasaray. org'da.<br />
<br />
 <br />
<br />
Galatasaray: Aykut, Sabri, Servet, Emre, Hakan Balta, Barış, Mehmet Topal, Ayhan, Arda, Hakan Şükür, Ümit Karan<br />
<br />
Gençlerbirliği Oftaşspor: Recep, Ufuk, Orhan, Cevher, Petkoviç, Serkan, Tozo, Kadir, Olgay, Murat, Ali<br />
<br />
Dakika 1: Karşılaşmaya Oftaşspor başladı.<br />
<br />
Dakika 1: Orta sahada topla buluşan Ayhan'a, Tozo sert müdahalede bulundu. Hakem Tozo'ya sarı kart gösterdi.<br />
<br />
Dakika 7: Olgay ceza sahasından top çıkartmak isterken araya giren Arda topu kaptı ancak defansta Orhan müdahale ederek topu taça gönderdi.<br />
<br />
Dakika 9: Kadir orta sahada Barış'tan kaptığı topla ceza sahamıza yaklaştı. 3'e 3 pozisyonda arkadan koşarak yetişen Barış hatasını telafi etti ve topu Kadir'in ayağından kaparak tehlikeyi uzaklaştırdı.<br />
<br />
Dakika 13: Hakan Balta'nın sağ kanattan kullandığı kornere Recep çıkarak müdahale etmek istedi ama topa hakim olamadı. Ceza sahası dışına açılan topu Ayhan tekrar içeri doldurdu, Servet bu ortaya çok güzel yükselerek şık bir kafa vuruşu yaptı ancak Recep topu kornere çeldi. <br />
<br />
Dakika 23: Murat Kalkan sol kanattan atağa çıktı ve yerden ortasını ceza sahamız içine gönderdi. kademeye giren Hakan Balta topu penaltı noktası üzerinden uzaklaştırdı.<br />
<br />
Dakika 25: Rakip ceza sahası önünde topla buluşan Barış düzgün ve sert bir şutla rakip kaleyi yokladı ama Recep topu son anda kornere çeldi. <br />
<br />
Dakika 29: Ayhan'ın orta sahadan uzun pasında topla buluşan Hakan Şükür kaleciyle karşı karşıya kaldı bir anda ancak yan hakem ofsayt bayrağını kaldırdı. Bu arada aynı satte başlayan karşılaşmada Trabzonspor, Fenerbahçe karşısında Yattara'nın attığı golle 1-0 öne geçti. Karşılaşmalar bu sonuçlarla bitirse Galatasaray şampiyonnnnnn.<br />
<br />
Dakika 35: Goooollllll...gollllll....Kralllll attttıııııı....Şampiyonluk geliyorrrrr....gooolllll....Kraaaallllll attıııı...Arda, sağ kanatta Petkoviç'ten kaptığı topla ceza sahası girerken içeriye yerden ve sert kesti. Hakan Şükür topu tek vuruşla ağlara gönderdi. Şampiyonluk geliyorrrr... <br />
<br />
Dakika 45: Goooollllll...gollll..mükemmel bir golllllll....Hakan Balta'nın sol ayağından bir füze çıktı, doksan çatalına yapıştı.....Hakan Balta atttıııı...Arda'nın sol kanattan içeri kestiği ortayı defans uzaklaştırdı ama ceza sahası önünde bekleyen Hakan Balta yüksekten gelen topa bekletmeden mükemmel bir vole vurdu ve kalenin sol doksanına topu taktı. Karşılaşmada Galatasaray'ın, şampiyonun 2-0'lık üstünlüğüyle ilk yarı bitiyor. Bu arada Trabzonspor ilk yarının son dakikasında Umut'un ayağından gelen golle Fenerbahçe karşısında 2-0'lık üstünlüğü yakaladı.<br />
<br />
Dakika 46: Karşılaşmaya Galatasaray başladı. Oftaşspor'da iki oyuncu değişikliği var. Kadir ve Petkoviç oyundan çıkarken yerlerine Sandro ve Yakubu oyuna dahil oldu.<br />
<br />
Dakika 54: Ufuk sağdan ceza sahamıza yaklaşırken ortasını yaptı, Sandro'nun kafa vuruşunu Aykut iki hamlede kontrol etti.<br />
<br />
Dakika 61: Galatasaray'da oyuncu değişikliği. Ümit Karan oyundan çıkarken yerine Lincoln giriyor.<br />
<br />
Dakika 66: Yakubu sağ kanatta aldığı topla ilerledi ve ortasını penaltı noktasına doğru yaptı. Bu ortaya Sandro kafayı vurdu Aykut topa hakim oldu.<br />
<br />
Dakika 67: Barış, sol kanatta yaptığı presin neticesini aldı ve topu kaptı. Ceza sahasına girerken yaptığı ortada Recep kalesini terk ederek Hakan Şükür'den önce topa hakim oldu.<br />
<br />
Dakika 75: Sandro çalımlarla ceza sahası içine yalşatı ve pasını solundaki Serkan'a açtı. Bu oyuncu ceza sahamıza girdiğinde sert vurdu, top üstten auta çıktı.<br />
<br />
Dakika 76: İki takımda da oyuncu değişikliği var. Galatasaray'da 2. golün sahibi Hakan Balta oyundan çıkarken yerine Volkan giriyor. Oftaşspor'da ise Ali oyundan çıkıyor yerine Boadou giriyor.<br />
<br />
Dakika 82: Boadou ceza sahası içinde topla buluştu ve sert vurdu, kaleci Aykut net gol pozisyonunda topu kornere çeldi.<br />
<br />
Dakika 85: Servet kasığındaki sakatlık nedeniyle oyundan çıkarken yerine Song giriyor. Şampiyonluk için artık son 5 dakika.... Geri sayım başladı....<br />
<br />
Dakika 88: 4. hakem karşılaşmada 4 dakikalık uzatma olduğunu gösteren tabelayı kaldırdı. Şampiyonluk geliyorrrr.....son 4 dakikaaaa...son 240 saniye.....<br />
<br />
Dakika 90: Lincoln ara pasıyla Hakan Şükür'ü kaleciyle karşı karşıya bıraktı, Hakan pasını yanında bulunan Ayhan'a bıraktı. Ayhan vurdu top direkten döndü.<br />
<br />
Şammmpiiyonnnn Galatasaray....hakem son düdüğünü çaldı ve 2007-2008 sezonunun şampiyununu ilan etti: ŞAMPİYON GALATASARAY<br />
<br />
Şu anda Ali Sami Yen başta olmak üzere Galatasaraylıların yaşadığı her yerde şampiyonluk kutlamaları başladı. Ali Sami Yen bayram yeri gibi... Futbolcularımız ve teknik ekibimiz, şampiyonluk yolunda emeği olan herkes taraftarlarımızla beraber şampiyonluğu şarkılarla, türkülerle kutluyor. Şu anda Galatasaraylı futbolcular yanlarına tribündeki çocuklarını da alarak Ali Sami Yen'de şampiyonluk turu atıyorlar. Lazer ve ışık gösterileri de bu çoşkuyy daha da arttırıyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
<br />
Galatasaray, Turkcell Süper Lig'de son maçına, şampiyonluk için sahaya çıkıyor. Galatasaray'ın sezonun son maçında Ali Sami Yen'de ağırlayacağı rakibi Gençlerbirliği Oftaşspor. Karşılaşmadan önemli ve heyecanlı dakikalar canlı anlatımla Galatasaray. org'da.<br />
<br />
 <br />
<br />
Galatasaray: Aykut, Sabri, Servet, Emre, Hakan Balta, Barış, Mehmet Topal, Ayhan, Arda, Hakan Şükür, Ümit Karan<br />
<br />
Gençlerbirliği Oftaşspor: Recep, Ufuk, Orhan, Cevher, Petkoviç, Serkan, Tozo, Kadir, Olgay, Murat, Ali<br />
<br />
Dakika 1: Karşılaşmaya Oftaşspor başladı.<br />
<br />
Dakika 1: Orta sahada topla buluşan Ayhan'a, Tozo sert müdahalede bulundu. Hakem Tozo'ya sarı kart gösterdi.<br />
<br />
Dakika 7: Olgay ceza sahasından top çıkartmak isterken araya giren Arda topu kaptı ancak defansta Orhan müdahale ederek topu taça gönderdi.<br />
<br />
Dakika 9: Kadir orta sahada Barış'tan kaptığı topla ceza sahamıza yaklaştı. 3'e 3 pozisyonda arkadan koşarak yetişen Barış hatasını telafi etti ve topu Kadir'in ayağından kaparak tehlikeyi uzaklaştırdı.<br />
<br />
Dakika 13: Hakan Balta'nın sağ kanattan kullandığı kornere Recep çıkarak müdahale etmek istedi ama topa hakim olamadı. Ceza sahası dışına açılan topu Ayhan tekrar içeri doldurdu, Servet bu ortaya çok güzel yükselerek şık bir kafa vuruşu yaptı ancak Recep topu kornere çeldi. <br />
<br />
Dakika 23: Murat Kalkan sol kanattan atağa çıktı ve yerden ortasını ceza sahamız içine gönderdi. kademeye giren Hakan Balta topu penaltı noktası üzerinden uzaklaştırdı.<br />
<br />
Dakika 25: Rakip ceza sahası önünde topla buluşan Barış düzgün ve sert bir şutla rakip kaleyi yokladı ama Recep topu son anda kornere çeldi. <br />
<br />
Dakika 29: Ayhan'ın orta sahadan uzun pasında topla buluşan Hakan Şükür kaleciyle karşı karşıya kaldı bir anda ancak yan hakem ofsayt bayrağını kaldırdı. Bu arada aynı satte başlayan karşılaşmada Trabzonspor, Fenerbahçe karşısında Yattara'nın attığı golle 1-0 öne geçti. Karşılaşmalar bu sonuçlarla bitirse Galatasaray şampiyonnnnnn.<br />
<br />
Dakika 35: Goooollllll...gollllll....Kralllll attttıııııı....Şampiyonluk geliyorrrrr....gooolllll....Kraaaallllll attıııı...Arda, sağ kanatta Petkoviç'ten kaptığı topla ceza sahası girerken içeriye yerden ve sert kesti. Hakan Şükür topu tek vuruşla ağlara gönderdi. Şampiyonluk geliyorrrr... <br />
<br />
Dakika 45: Goooollllll...gollll..mükemmel bir golllllll....Hakan Balta'nın sol ayağından bir füze çıktı, doksan çatalına yapıştı.....Hakan Balta atttıııı...Arda'nın sol kanattan içeri kestiği ortayı defans uzaklaştırdı ama ceza sahası önünde bekleyen Hakan Balta yüksekten gelen topa bekletmeden mükemmel bir vole vurdu ve kalenin sol doksanına topu taktı. Karşılaşmada Galatasaray'ın, şampiyonun 2-0'lık üstünlüğüyle ilk yarı bitiyor. Bu arada Trabzonspor ilk yarının son dakikasında Umut'un ayağından gelen golle Fenerbahçe karşısında 2-0'lık üstünlüğü yakaladı.<br />
<br />
Dakika 46: Karşılaşmaya Galatasaray başladı. Oftaşspor'da iki oyuncu değişikliği var. Kadir ve Petkoviç oyundan çıkarken yerlerine Sandro ve Yakubu oyuna dahil oldu.<br />
<br />
Dakika 54: Ufuk sağdan ceza sahamıza yaklaşırken ortasını yaptı, Sandro'nun kafa vuruşunu Aykut iki hamlede kontrol etti.<br />
<br />
Dakika 61: Galatasaray'da oyuncu değişikliği. Ümit Karan oyundan çıkarken yerine Lincoln giriyor.<br />
<br />
Dakika 66: Yakubu sağ kanatta aldığı topla ilerledi ve ortasını penaltı noktasına doğru yaptı. Bu ortaya Sandro kafayı vurdu Aykut topa hakim oldu.<br />
<br />
Dakika 67: Barış, sol kanatta yaptığı presin neticesini aldı ve topu kaptı. Ceza sahasına girerken yaptığı ortada Recep kalesini terk ederek Hakan Şükür'den önce topa hakim oldu.<br />
<br />
Dakika 75: Sandro çalımlarla ceza sahası içine yalşatı ve pasını solundaki Serkan'a açtı. Bu oyuncu ceza sahamıza girdiğinde sert vurdu, top üstten auta çıktı.<br />
<br />
Dakika 76: İki takımda da oyuncu değişikliği var. Galatasaray'da 2. golün sahibi Hakan Balta oyundan çıkarken yerine Volkan giriyor. Oftaşspor'da ise Ali oyundan çıkıyor yerine Boadou giriyor.<br />
<br />
Dakika 82: Boadou ceza sahası içinde topla buluştu ve sert vurdu, kaleci Aykut net gol pozisyonunda topu kornere çeldi.<br />
<br />
Dakika 85: Servet kasığındaki sakatlık nedeniyle oyundan çıkarken yerine Song giriyor. Şampiyonluk için artık son 5 dakika.... Geri sayım başladı....<br />
<br />
Dakika 88: 4. hakem karşılaşmada 4 dakikalık uzatma olduğunu gösteren tabelayı kaldırdı. Şampiyonluk geliyorrrr.....son 4 dakikaaaa...son 240 saniye.....<br />
<br />
Dakika 90: Lincoln ara pasıyla Hakan Şükür'ü kaleciyle karşı karşıya bıraktı, Hakan pasını yanında bulunan Ayhan'a bıraktı. Ayhan vurdu top direkten döndü.<br />
<br />
Şammmpiiyonnnn Galatasaray....hakem son düdüğünü çaldı ve 2007-2008 sezonunun şampiyununu ilan etti: ŞAMPİYON GALATASARAY<br />
<br />
Şu anda Ali Sami Yen başta olmak üzere Galatasaraylıların yaşadığı her yerde şampiyonluk kutlamaları başladı. Ali Sami Yen bayram yeri gibi... Futbolcularımız ve teknik ekibimiz, şampiyonluk yolunda emeği olan herkes taraftarlarımızla beraber şampiyonluğu şarkılarla, türkülerle kutluyor. Şu anda Galatasaraylı futbolcular yanlarına tribündeki çocuklarını da alarak Ali Sami Yen'de şampiyonluk turu atıyorlar. Lazer ve ışık gösterileri de bu çoşkuyy daha da arttırıyor.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Aşk...]]></title>
			<link>http://mengeninsesi.forum-gourmet.com/showthread.php?tid=936</link>
			<pubDate>Fri, 09 May 2008 20:55:24 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://mengeninsesi.forum-gourmet.com/showthread.php?tid=936</guid>
			<description><![CDATA[Dostlukmuş, ölüme yürümekmiş. Üstüne titremekmiş, Vefaymış, Aşk dediğin zavallı bir kapıyı duvara çarpıp çıkana kadarmış... Bana komaz deyip sancını, Bir kilo rakıya gömsemde gece yarıları Asıl sancı uyandığında BÜTÜN ODALARI BOŞ GÖRÜNCE KOYARMIŞ....]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Dostlukmuş, ölüme yürümekmiş. Üstüne titremekmiş, Vefaymış, Aşk dediğin zavallı bir kapıyı duvara çarpıp çıkana kadarmış... Bana komaz deyip sancını, Bir kilo rakıya gömsemde gece yarıları Asıl sancı uyandığında BÜTÜN ODALARI BOŞ GÖRÜNCE KOYARMIŞ....]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İSYAN EDİYORUM - ARSIZ]]></title>
			<link>http://mengeninsesi.forum-gourmet.com/showthread.php?tid=935</link>
			<pubDate>Fri, 09 May 2008 19:53:58 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://mengeninsesi.forum-gourmet.com/showthread.php?tid=935</guid>
			<description><![CDATA[Arsiz - İsyan ediyorum<br />
<br />
bır ısyandır bu <br />
en sevdıklerıme <br />
suskun bır duvardır kalbım artık <br />
gelen her yenı sevgılere <br />
gecmısımde de gelecegımde de <br />
bır nefret var ıcımde <br />
yasayamadıgım <br />
en mahsum genclıgımın ıntıkamı <br />
yer etmıs beynımde <br />
<br />
artık günesın dogusuda aynı <br />
batısıda bende <br />
gelecek günlerımın heyecanı yok ıcımde <br />
yanı degısen ne olacak kı bundan böyle <br />
o yüzden ben artık ısınamıyorum hıc kımseye <br />
yanı neden baglayımkı yalan dünyanın <br />
sahte sahnelerıne kendımı <br />
kendımı tesellı eder gıbı ınanayım <br />
bu sefer degısecek hersey dıye <br />
ne degısecek ne <br />
hayatın düzenımı degısecek <br />
dünya artık tersınemı dönecek <br />
yoksa zalım kader benımı ödüllendırecek <br />
bırak yaaaa <br />
<br />
kapattıgım gün mutlu olmanın o koca ümıdını ıcımde <br />
sıldım kalbımden sevgıye ayırdıgım yerlerı tek tek <br />
asla vazgecemem dedıgım ıdeallerımden kopardım kendımı <br />
ve ben artık tek basıma bır ınsanım <br />
gelecegımde <br />
<br />
ısyan günahmıs <br />
edıyorum ben <br />
günaha gırıyorum <br />
ısyan edıyorum <br />
kaderıme <br />
gecmısıme gelecegıme <br />
dogdugum güne ve ölecegım güne <br />
ısyan edıyorum <br />
<br />
benım ıcın kımse aglamasın <br />
kımse merak etmesın benı <br />
yok oldugum zamanlarda <br />
cokta merak edıldıgımı sanmıyorum zaten <br />
hanı ınsanlar sevıldıgını hıssederler ya <br />
ben o hıssı coktandır tanımıyorum! <br />
<br />
ısyan günahmıs <br />
edıyorum ben <br />
günaha gırıyorum <br />
ısyan edıyorum <br />
kaderıme <br />
gecmısıme gelecegıme <br />
dogdugum güne ve ölecegım güne <br />
ne degısecek ne <br />
hayatın düzenımı degısecek <br />
dünya artık tersınemı dönecek <br />
yoksa zalım kader benımı ödüllendırecek <br />
bırak <br />
<br />
bır ısyandır bu <br />
en sevdıklerıme <br />
suskun bır duvardır kalbım artık <br />
gelen her yenı sevgılere <br />
gecmısımde de gelecegımde de <br />
bır nefret var ıcımde <br />
yasayamadıgım <br />
en mahsum genclıgımın ıntıkamı <br />
yer etmıs beynımde <br />
<br />
artık günesın dogusuda aynı <br />
batısıda bende <br />
gelecek günlerımın heyecanı yok ıcımde <br />
yanı degısen ne olacakı bundan böyle <br />
<br />
kapattıgım gün mutlu olmanın o koca ümıdını ıcımde <br />
sıldım kalbımden sevgıye ayırdıgım yerlerı tek tek <br />
asla vazgecemem dedıgım ıdeallerımden kopardım kendımı <br />
ve ben artık tek basıma bır ınsanım <br />
gelecegımde <br />
<br />
artık günesın dogusuda aynı <br />
batısıda bende <br />
gelecek günlerımın heyecanı yok ıcımde <br />
yanı degısen ne olacakı bundan böyle.....]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Arsiz - İsyan ediyorum<br />
<br />
bır ısyandır bu <br />
en sevdıklerıme <br />
suskun bır duvardır kalbım artık <br />
gelen her yenı sevgılere <br />
gecmısımde de gelecegımde de <br />
bır nefret var ıcımde <br />
yasayamadıgım <br />
en mahsum genclıgımın ıntıkamı <br />
yer etmıs beynımde <br />
<br />
artık günesın dogusuda aynı <br />
batısıda bende <br />
gelecek günlerımın heyecanı yok ıcımde <br />
yanı degısen ne olacak kı bundan böyle <br />
o yüzden ben artık ısınamıyorum hıc kımseye <br />
yanı neden baglayımkı yalan dünyanın <br />
sahte sahnelerıne kendımı <br />
kendımı tesellı eder gıbı ınanayım <br />
bu sefer degısecek hersey dıye <br />
ne degısecek ne <br />
hayatın düzenımı degısecek <br />
dünya artık tersınemı dönecek <br />
yoksa zalım kader benımı ödüllendırecek <br />
bırak yaaaa <br />
<br />
kapattıgım gün mutlu olmanın o koca ümıdını ıcımde <br />
sıldım kalbımden sevgıye ayırdıgım yerlerı tek tek <br />
asla vazgecemem dedıgım ıdeallerımden kopardım kendımı <br />
ve ben artık tek basıma bır ınsanım <br />
gelecegımde <br />
<br />
ısyan günahmıs <br />
edıyorum ben <br />
günaha gırıyorum <br />
ısyan edıyorum <br />
kaderıme <br />
gecmısıme gelecegıme <br />
dogdugum güne ve ölecegım güne <br />
ısyan edıyorum <br />
<br />
benım ıcın kımse aglamasın <br />
kımse merak etmesın benı <br />
yok oldugum zamanlarda <br />
cokta merak edıldıgımı sanmıyorum zaten <br />
hanı ınsanlar sevıldıgını hıssederler ya <br />
ben o hıssı coktandır tanımıyorum! <br />
<br />
ısyan günahmıs <br />
edıyorum ben <br />
günaha gırıyorum <br />
ısyan edıyorum <br />
kaderıme <br />
gecmısıme gelecegıme <br />
dogdugum güne ve ölecegım güne <br />
ne degısecek ne <br />
hayatın düzenımı degısecek <br />
dünya artık tersınemı dönecek <br />
yoksa zalım kader benımı ödüllendırecek <br />
bırak <br />
<br />
bır ısyandır bu <br />
en sevdıklerıme <br />
suskun bır duvardır kalbım artık <br />
gelen her yenı sevgılere <br />
gecmısımde de gelecegımde de <br />
bır nefret var ıcımde <br />
yasayamadıgım <br />
en mahsum genclıgımın ıntıkamı <br />
yer etmıs beynımde <br />
<br />
artık günesın dogusuda aynı <br />
batısıda bende <br />
gelecek günlerımın heyecanı yok ıcımde <br />
yanı degısen ne olacakı bundan böyle <br />
<br />
kapattıgım gün mutlu olmanın o koca ümıdını ıcımde <br />
sıldım kalbımden sevgıye ayırdıgım yerlerı tek tek <br />
asla vazgecemem dedıgım ıdeallerımden kopardım kendımı <br />
ve ben artık tek basıma bır ınsanım <br />
gelecegımde <br />
<br />
artık günesın dogusuda aynı <br />
batısıda bende <br />
gelecek günlerımın heyecanı yok ıcımde <br />
yanı degısen ne olacakı bundan böyle.....]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sigarayi birakabilirsiniz!...]]></title>
			<link>http://mengeninsesi.forum-gourmet.com/showthread.php?tid=934</link>
			<pubDate>Fri, 09 May 2008 15:37:39 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://mengeninsesi.forum-gourmet.com/showthread.php?tid=934</guid>
			<description><![CDATA[Sigarayi birakmak icin oneriler<br />
 <br />
1- Kendinize inanin ve guvenin. Sigarayi birakabileceginize inanin. Hayatinizda daha once basardiginiz zor isleri dusunun. Sigarayi da birakabileceginiz dusunun.<br />
 <br />
2- Sigarayi birakma sebeplerinizi ve birakmakla kazanacaklarinizi yazin: Ornek: Daha uzun yasamak, kendinizi daha iyi hissetmek, para biriktirmek, daha iyi kokmak... Sigara icen herkes bunun zararlarini bilir ve birakmak ister, siz bunu yazili hale getirin ve her gun okuyun.<br />
 <br />
3- Ailenizden ve arkadaslarinizdan sigarayi birakma kararinizi desteklemelerini isteyin. Size yardimci olmalarini; ama kesinlikle sizi suclamamalari gerektigini soyleyin. Sigarayi biraktiginiz ilk gunlerde zorlanacaginizi ve size anlayis gostermelerini rica edin.<br />
 <br />
4- Sigarayi birakmak icin bir gun belirleyin. Bugunun yeni hayatiniz icin bir baslangic oldugunu dusunun.<br />
 <br />
5- Sigarayi birakmak icin bir doktora danisabilirsiniz ve onun yardim ve onerilerini alabilirisiniz.<br />
 <br />
6- Kendinize bir egzersiz programi belirleyin. Spor yaparken sigara icmek aklina gelmeyecektir, ustelik sigara verimli egzersiz yapmanizi engelleyecektir. Spor yapmak stresinizi azaltacak ve sigaranin vucudunuz yillarca yaptigi zarari tamir etmesine yardimci olacaktir. Haftada 3-4 kere, 30-40 dakika spor yapin.<br />
 <br />
7- Her gun 3-5 dakika nefes egzersizi yapin. Gozlerinizi kapatin. Burnunuzdan derin nefes alin, nefesinizi birkac saniye tutun ve cok yavas bir sekilde agzinizdan verin. Nefes egzersizi sirasinda daha temiz ve daha rahat nefes aldiginizi goreceksiniz.<br />
 <br />
8- Birisi size sigara ikram ederse reddedin, kullanmiyorum deyin. Bu sizin kendinize olan guveninizi artiracaktir.<br />
 <br />
9- Pek cok sigara tiryakisi, sigarayi yavas yavas birakamayacagini; ancak bir seferde birakabilecegini dusunur. Hangi metodun size daha uygun olduguna siz karar verin.<br />
 <br />
10- Sigarayi birakmayi isteyen bir arkadasiniz daha varsa bunu yapmak daha kolay olacaktir. Birbirinizi tesvik edici konusmalar yapin.<br />
 <br />
11- Dislerinizi temizletin ve her zaman temiz tutun.<br />
 <br />
12- Sigarayi biraktiktan sonra kendinize bir odul verin.<br />
 <br />
13- Cok fazla su icin. Su her anlamda vucudunuz icin faydalidir. Pek cok kisi yeterince su icmez. Vucudunuzdan nikotinin ve diger zararli kimyasal maddelerin atilmasina yardimci olacaktir. Sigaranin verdigi zararlari duzeltecektir. Ayrica, yemek yeme isteginizi de azaltacaktir.<br />
 <br />
14- Sigarayi en cok ne zaman istediginizi dusunun; caniniz sikkin oldugunda, yemekten sonra, isten eve gelince mi? Sigara icmek yerine hosunuza giden bir sey yapin.<br />
 <br />
15- Elinizdeki ve agzinizdaki bosluk hissini gidermek icin bir sey bulun. Ornegin, su icin, sakiz cigneyin, leblebi yiyin.<br />
 <br />
16- Sigarayi birakma konusunda dusuncelerinizi yazin. Bunu her gun okuyun.<br />
 <br />
17- Yaninizda sizin icin cok onemli birisinin resmini tasiyin, bir kâgida &#8216;sigarayi birakacagima soz veriyorum&#8217; diye yazin, caniniz her sigara istediginde bu resme ve nota bakin.<br />
<br />
18- Caniniz sigara istediginde, bir sigara yakmak yerine hislerinizi bir gunluge yazin. Bu gunlugu her zaman yaninizda tasiyin.<br />
 <br />
19- Bu listeyi okuduktan sonra, onerileri kendinize uyarlayin ve sigarayi birakmak icin kendi planinizi yapin.<br />
 <br />
BIRAKMADAN HEMEN ONCE YAPILACAKLAR<br />
 <br />
* Sigarasiz olma egzersizleri yapin.<br />
 <br />
* Bir daha asla sigara icmeyeceginizi &#8216;dusunmeyin.&#8217; Her seferinde, o gunu de sigarasiz gecirmeyi dusunerek birakin.<br />
 <br />
* Kendinize bugun sigara icmeyeceginizi soyleyin ve icmeyin.<br />
 <br />
* Uzun sure kalan sigara kokusundan kurtulmak icin elbiselerinizi temizleyin.<br />
 <br />
BIRAKTIGINIZ GUN YAPILACAKLAR<br />
 <br />
* Butun sigara ve kibritleri atin. Cakmaklari ve kul tablalarini saklayin.<br />
 <br />
* Dis hekimine gidip dislerinizi temizleterek sigara lekelerinden kurtulun. Dislerinizin bu sekilde ne kadar guzel gorundugune dikkat edin ve onlari oyle tutmayi hedefleyin.<br />
 <br />
* Kendiniz ya da bir baskasi icin almak istediginiz seylerin listesini yapin. Maliyetlerini sigara paket fiyati uzerinden hesaplayin ve bu hediyeleri almak icin parayi bir kenara koyun.<br />
 <br />
* O buyuk gunde kendinizi cok mesgul edin. Sinemaya, spor yapmaya gidin; uzun yuruyusler yapin ya da bisiklete binin.<br />
 <br />
* Ailenize ve arkadaslariniza o gunun sigarayi birakma gununuz oldugunu hatirlatin.<br />
 <br />
* Onlardan ilk haftalarda yasayacaginiz zorluklarda size yardimci olmalarini rica edin.<br />
 <br />
* Kendinize bir mukâfat ya da kutlama niyetiyle ozel bir sey verin.<br />
 <br />
BIRAKTIKTAN HEMEN SONRA YAPILACAKLAR<br />
 <br />
* Evde, isyerinde ve cevrenizde temiz, taze, sigarasiz bir ortam olusturun. Kendiniz icin cicekler alin.<br />
 <br />
* Sigarayi biraktiktan sonraki ilk birkac gun kutuphane, muze, tiyatro, ibadethane gibi sigara icilmesine izin verilmeyen yerlerde mumkun oldugunca cok vakit gecirin.<br />
 <br />
* Bol su ve meyve suyu icin. (Ama kafein iceren mesrubattan sakinin)<br />
 <br />
* Sigara ile baglanti kurdugunuz iceceklerden sakinin.<br />
 <br />
* Elinizde sigara bulunmasini ozluyorsaniz, anahtarlik, tespih, kalem gibi bir seyle oynayin.<br />
 <br />
* Yemek aralarinda cig sebze yiyin. Mesela havuc, salatalik, lahana iyi gelecektir.<br />
 <br />
* Daha erken yatmaya ozen gosterin<br />
 <br />
* Abur cubur yemeyin.<br />
 <br />
* Hareket edin. Araba yerine yurumeyi tercih edin. Sabahlari kosun. Ev temizligi yapin.<br />
 <br />
Sigarayi asla birakmamanin 5 yolu!<br />
 <br />
1- Surekli &#8220;sigarayi birak!&#8221; cumlesini duyuyorsunuz. Ama umurunuzda degil. Olene kadar sigara iceceksiniz, degil mi? Sizi sigarayi birakmaya zorlayan herkese ve her seye karsi savas acin!<br />
 <br />
Bunun icin, ilk olarak asla ve hicbir sekilde sigarayi birakabileceginize inanmayin! Zaten kimse sigarayi birakamiyor diye dusunun. Bir nefes cektiginizde yasadiginizi hissedin. Yaninizda birisi sigara yakar yakmaz, siz de bir tane yakin. Hic beklemeyin. Zaten eger sigarayi birakacaginizi dusunurseniz belki siz de o korkunc sigara dusmanlarindan biri olursunuz. Hic kimseye inanmayin, her ne kadar icinizden bir ses sigarayi birakabilirsin dese de aldirmayin, nasil olsa birakamazsiniz!<br />
 <br />
2- Sakin sigarayi birakmak icin bir tarih belirlemeyin. Hayatta en basarili insanlar, plansiz yasayanlardir. Onlar sanslidir. Onlara gokten zembille para iner. Her istedikleri kendiliginden olur.<br />
 <br />
Hayatta kaybedenler, duzenli ve planli yasayanlardir. Amac belirlemek, plan yapmak, plan yapmak, plan yapmak... Siz sakin yapmayin. Vaktinizi bosa harcamak olur. Hayatinizi yonlendireceksiniz de ne olacak, her sey nasil olsa olacagina varacak!<br />
 <br />
Sakin sigarayi birakmak icin bir gun belirlemeyin. Boylece son sigaranizi ne zaman iceceginizi asla bilemeyeceksiniz. Boylece, birbiri ardina sigara icebilirsiniz ve asla onsuz bir hayat dusunmek zorunda kalmazsiniz.<br />
 <br />
3- Sigarayi birakmamanin ucuncu yolu, hicbir doktorla gorusmemektir. Doktorlar zaten her seyi bildiklerini zannederler, Surekli ayni seyleri soylerler. &#8220;Neymis, sigara hasta edermis, bunyeyi zayiflatip is gucunu, cinsel gucu dusururmus, kalp ve akciger hastaliklarina neden olurmus, kanser yaparmis, yok daha neler. Sigaradan kime ne zarar gelmis ki? Bir doktora gittin mi, isin bitti zaten, hemen sigarayi birak der. Bir de birakmak icin onerilerde bulunur. Bunlar zaten yillarca okuyup, sonra insanlarin her isine karisirlar. Sanki sigara icmeyen doktor yok.<br />
 <br />
4- Kesinlikle egzersiz yapmayin. Spor cok yorucudur. Sonra kalori yakarsiniz. Ne gerek var? Hem zaten kaslarinizin calismasi icin, haftada uc dort gun disiplinli spor yapmak lazim. Dusunsenize, bu sure zarfinda televizyon seyredemeyeceksiniz. Hayatta olmaz!<br />
 <br />
Koltugunuzda oturun ve bir paket daha sigara icin. Ya da iki...<br />
 <br />
Herkes spor yapmanin iyi oldugunu soyluyor, strese iyi geliyormus. Ama sizin zaten sigaraniz var, tum stresinizi aliyor.<br />
 <br />
Oyle degil mi? Kim ister saglikli bir vucut, guzel kaslar? Uzmanlar eger spor yaparsaniz, kendinizi daha iyi hissedersiniz, vucudunuz sekil alinca kendinize guveniniz artar, sigarayi birakip, kendinize iyi bakarsaniz daha saglikli bir omur surersiniz gibi seyler soyleyebilirler. Hic umursamayin. Siz caninizin istedigini yapin, televizyonun karsisinda sigara icmeye devam edin!<br />
 <br />
5- Son olarak sigarayi birakmanizi engelleyecek besinci yol, kesinlikle sigarayi birakmaya cabalamamaktir. Buna hic luzum yoktur. Mutlaka daha once sigarayi birakmaya calistiniz; ama yapamadiniz. O zaman artik bos verin. Sigaraya kole olmaya devam edin.<br />
 <br />
Bes-on yil daha fazla yasamanin ne onemi var. Zaten birakmaniz mumkun degil, sakin sigarayi birakma plani yapmayin. Bu konuda hicbir sey okumayin, doktorlara danismayin, sakin derin nefes almayin; o zaman akcigerlerinizin ne halde oldugunu hissedersiniz. Sakin fazla su icmeyin. Kesinlikle spor yapmayin ve saglikli beslenmeyin. Kul tablalarini kesinlikle bosaltmayin, arabanizda, evinizde, isyerinizde, her yerde sigara icin.... ALINTIDIR]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Sigarayi birakmak icin oneriler<br />
 <br />
1- Kendinize inanin ve guvenin. Sigarayi birakabileceginize inanin. Hayatinizda daha once basardiginiz zor isleri dusunun. Sigarayi da birakabileceginiz dusunun.<br />
 <br />
2- Sigarayi birakma sebeplerinizi ve birakmakla kazanacaklarinizi yazin: Ornek: Daha uzun yasamak, kendinizi daha iyi hissetmek, para biriktirmek, daha iyi kokmak... Sigara icen herkes bunun zararlarini bilir ve birakmak ister, siz bunu yazili hale getirin ve her gun okuyun.<br />
 <br />
3- Ailenizden ve arkadaslarinizdan sigarayi birakma kararinizi desteklemelerini isteyin. Size yardimci olmalarini; ama kesinlikle sizi suclamamalari gerektigini soyleyin. Sigarayi biraktiginiz ilk gunlerde zorlanacaginizi ve size anlayis gostermelerini rica edin.<br />
 <br />
4- Sigarayi birakmak icin bir gun belirleyin. Bugunun yeni hayatiniz icin bir baslangic oldugunu dusunun.<br />
 <br />
5- Sigarayi birakmak icin bir doktora danisabilirsiniz ve onun yardim ve onerilerini alabilirisiniz.<br />
 <br />
6- Kendinize bir egzersiz programi belirleyin. Spor yaparken sigara icmek aklina gelmeyecektir, ustelik sigara verimli egzersiz yapmanizi engelleyecektir. Spor yapmak stresinizi azaltacak ve sigaranin vucudunuz yillarca yaptigi zarari tamir etmesine yardimci olacaktir. Haftada 3-4 kere, 30-40 dakika spor yapin.<br />
 <br />
7- Her gun 3-5 dakika nefes egzersizi yapin. Gozlerinizi kapatin. Burnunuzdan derin nefes alin, nefesinizi birkac saniye tutun ve cok yavas bir sekilde agzinizdan verin. Nefes egzersizi sirasinda daha temiz ve daha rahat nefes aldiginizi goreceksiniz.<br />
 <br />
8- Birisi size sigara ikram ederse reddedin, kullanmiyorum deyin. Bu sizin kendinize olan guveninizi artiracaktir.<br />
 <br />
9- Pek cok sigara tiryakisi, sigarayi yavas yavas birakamayacagini; ancak bir seferde birakabilecegini dusunur. Hangi metodun size daha uygun olduguna siz karar verin.<br />
 <br />
10- Sigarayi birakmayi isteyen bir arkadasiniz daha varsa bunu yapmak daha kolay olacaktir. Birbirinizi tesvik edici konusmalar yapin.<br />
 <br />
11- Dislerinizi temizletin ve her zaman temiz tutun.<br />
 <br />
12- Sigarayi biraktiktan sonra kendinize bir odul verin.<br />
 <br />
13- Cok fazla su icin. Su her anlamda vucudunuz icin faydalidir. Pek cok kisi yeterince su icmez. Vucudunuzdan nikotinin ve diger zararli kimyasal maddelerin atilmasina yardimci olacaktir. Sigaranin verdigi zararlari duzeltecektir. Ayrica, yemek yeme isteginizi de azaltacaktir.<br />
 <br />
14- Sigarayi en cok ne zaman istediginizi dusunun; caniniz sikkin oldugunda, yemekten sonra, isten eve gelince mi? Sigara icmek yerine hosunuza giden bir sey yapin.<br />
 <br />
15- Elinizdeki ve agzinizdaki bosluk hissini gidermek icin bir sey bulun. Ornegin, su icin, sakiz cigneyin, leblebi yiyin.<br />
 <br />
16- Sigarayi birakma konusunda dusuncelerinizi yazin. Bunu her gun okuyun.<br />
 <br />
17- Yaninizda sizin icin cok onemli birisinin resmini tasiyin, bir kâgida &#8216;sigarayi birakacagima soz veriyorum&#8217; diye yazin, caniniz her sigara istediginde bu resme ve nota bakin.<br />
<br />
18- Caniniz sigara istediginde, bir sigara yakmak yerine hislerinizi bir gunluge yazin. Bu gunlugu her zaman yaninizda tasiyin.<br />
 <br />
19- Bu listeyi okuduktan sonra, onerileri kendinize uyarlayin ve sigarayi birakmak icin kendi planinizi yapin.<br />
 <br />
BIRAKMADAN HEMEN ONCE YAPILACAKLAR<br />
 <br />
* Sigarasiz olma egzersizleri yapin.<br />
 <br />
* Bir daha asla sigara icmeyeceginizi &#8216;dusunmeyin.&#8217; Her seferinde, o gunu de sigarasiz gecirmeyi dusunerek birakin.<br />
 <br />
* Kendinize bugun sigara icmeyeceginizi soyleyin ve icmeyin.<br />
 <br />
* Uzun sure kalan sigara kokusundan kurtulmak icin elbiselerinizi temizleyin.<br />
 <br />
BIRAKTIGINIZ GUN YAPILACAKLAR<br />
 <br />
* Butun sigara ve kibritleri atin. Cakmaklari ve kul tablalarini saklayin.<br />
 <br />
* Dis hekimine gidip dislerinizi temizleterek sigara lekelerinden kurtulun. Dislerinizin bu sekilde ne kadar guzel gorundugune dikkat edin ve onlari oyle tutmayi hedefleyin.<br />
 <br />
* Kendiniz ya da bir baskasi icin almak istediginiz seylerin listesini yapin. Maliyetlerini sigara paket fiyati uzerinden hesaplayin ve bu hediyeleri almak icin parayi bir kenara koyun.<br />
 <br />
* O buyuk gunde kendinizi cok mesgul edin. Sinemaya, spor yapmaya gidin; uzun yuruyusler yapin ya da bisiklete binin.<br />
 <br />
* Ailenize ve arkadaslariniza o gunun sigarayi birakma gununuz oldugunu hatirlatin.<br />
 <br />
* Onlardan ilk haftalarda yasayacaginiz zorluklarda size yardimci olmalarini rica edin.<br />
 <br />
* Kendinize bir mukâfat ya da kutlama niyetiyle ozel bir sey verin.<br />
 <br />
BIRAKTIKTAN HEMEN SONRA YAPILACAKLAR<br />
 <br />
* Evde, isyerinde ve cevrenizde temiz, taze, sigarasiz bir ortam olusturun. Kendiniz icin cicekler alin.<br />
 <br />
* Sigarayi biraktiktan sonraki ilk birkac gun kutuphane, muze, tiyatro, ibadethane gibi sigara icilmesine izin verilmeyen yerlerde mumkun oldugunca cok vakit gecirin.<br />
 <br />
* Bol su ve meyve suyu icin. (Ama kafein iceren mesrubattan sakinin)<br />
 <br />
* Sigara ile baglanti kurdugunuz iceceklerden sakinin.<br />
 <br />
* Elinizde sigara bulunmasini ozluyorsaniz, anahtarlik, tespih, kalem gibi bir seyle oynayin.<br />
 <br />
* Yemek aralarinda cig sebze yiyin. Mesela havuc, salatalik, lahana iyi gelecektir.<br />
 <br />
* Daha erken yatmaya ozen gosterin<br />
 <br />
* Abur cubur yemeyin.<br />
 <br />
* Hareket edin. Araba yerine yurumeyi tercih edin. Sabahlari kosun. Ev temizligi yapin.<br />
 <br />
Sigarayi asla birakmamanin 5 yolu!<br />
 <br />
1- Surekli &#8220;sigarayi birak!&#8221; cumlesini duyuyorsunuz. Ama umurunuzda degil. Olene kadar sigara iceceksiniz, degil mi? Sizi sigarayi birakmaya zorlayan herkese ve her seye karsi savas acin!<br />
 <br />
Bunun icin, ilk olarak asla ve hicbir sekilde sigarayi birakabileceginize inanmayin! Zaten kimse sigarayi birakamiyor diye dusunun. Bir nefes cektiginizde yasadiginizi hissedin. Yaninizda birisi sigara yakar yakmaz, siz de bir tane yakin. Hic beklemeyin. Zaten eger sigarayi birakacaginizi dusunurseniz belki siz de o korkunc sigara dusmanlarindan biri olursunuz. Hic kimseye inanmayin, her ne kadar icinizden bir ses sigarayi birakabilirsin dese de aldirmayin, nasil olsa birakamazsiniz!<br />
 <br />
2- Sakin sigarayi birakmak icin bir tarih belirlemeyin. Hayatta en basarili insanlar, plansiz yasayanlardir. Onlar sanslidir. Onlara gokten zembille para iner. Her istedikleri kendiliginden olur.<br />
 <br />
Hayatta kaybedenler, duzenli ve planli yasayanlardir. Amac belirlemek, plan yapmak, plan yapmak, plan yapmak... Siz sakin yapmayin. Vaktinizi bosa harcamak olur. Hayatinizi yonlendireceksiniz de ne olacak, her sey nasil olsa olacagina varacak!<br />
 <br />
Sakin sigarayi birakmak icin bir gun belirlemeyin. Boylece son sigaranizi ne zaman iceceginizi asla bilemeyeceksiniz. Boylece, birbiri ardina sigara icebilirsiniz ve asla onsuz bir hayat dusunmek zorunda kalmazsiniz.<br />
 <br />
3- Sigarayi birakmamanin ucuncu yolu, hicbir doktorla gorusmemektir. Doktorlar zaten her seyi bildiklerini zannederler, Surekli ayni seyleri soylerler. &#8220;Neymis, sigara hasta edermis, bunyeyi zayiflatip is gucunu, cinsel gucu dusururmus, kalp ve akciger hastaliklarina neden olurmus, kanser yaparmis, yok daha neler. Sigaradan kime ne zarar gelmis ki? Bir doktora gittin mi, isin bitti zaten, hemen sigarayi birak der. Bir de birakmak icin onerilerde bulunur. Bunlar zaten yillarca okuyup, sonra insanlarin her isine karisirlar. Sanki sigara icmeyen doktor yok.<br />
 <br />
4- Kesinlikle egzersiz yapmayin. Spor cok yorucudur. Sonra kalori yakarsiniz. Ne gerek var? Hem zaten kaslarinizin calismasi icin, haftada uc dort gun disiplinli spor yapmak lazim. Dusunsenize, bu sure zarfinda televizyon seyredemeyeceksiniz. Hayatta olmaz!<br />
 <br />
Koltugunuzda oturun ve bir paket daha sigara icin. Ya da iki...<br />
 <br />
Herkes spor yapmanin iyi oldugunu soyluyor, strese iyi geliyormus. Ama sizin zaten sigaraniz var, tum stresinizi aliyor.<br />
 <br />
Oyle degil mi? Kim ister saglikli bir vucut, guzel kaslar? Uzmanlar eger spor yaparsaniz, kendinizi daha iyi hissedersiniz, vucudunuz sekil alinca kendinize guveniniz artar, sigarayi birakip, kendinize iyi bakarsaniz daha saglikli bir omur surersiniz gibi seyler soyleyebilirler. Hic umursamayin. Siz caninizin istedigini yapin, televizyonun karsisinda sigara icmeye devam edin!<br />
 <br />
5- Son olarak sigarayi birakmanizi engelleyecek besinci yol, kesinlikle sigarayi birakmaya cabalamamaktir. Buna hic luzum yoktur. Mutlaka daha once sigarayi birakmaya calistiniz; ama yapamadiniz. O zaman artik bos verin. Sigaraya kole olmaya devam edin.<br />
 <br />
Bes-on yil daha fazla yasamanin ne onemi var. Zaten birakmaniz mumkun degil, sakin sigarayi birakma plani yapmayin. Bu konuda hicbir sey okumayin, doktorlara danismayin, sakin derin nefes almayin; o zaman akcigerlerinizin ne halde oldugunu hissedersiniz. Sakin fazla su icmeyin. Kesinlikle spor yapmayin ve saglikli beslenmeyin. Kul tablalarini kesinlikle bosaltmayin, arabanizda, evinizde, isyerinizde, her yerde sigara icin.... ALINTIDIR]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[DOĞUM GÜNÜ OLAN VEDE YAKIN OLANLARA DUYURLUR...]]></title>
			<link>http://mengeninsesi.forum-gourmet.com/showthread.php?tid=933</link>
			<pubDate>Fri, 09 May 2008 15:30:38 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://mengeninsesi.forum-gourmet.com/showthread.php?tid=933</guid>
			<description><![CDATA[Hayatta geri alınamayacak iki (2) önemli şeyden biri zaman diğeri de söylenen sözdür ..<br />
Aşağıdaki anekdot bu iki değeri bir arada ifade ediyor .......<br />
Evin telefonu sabaha karşı üç buçukta çaldı. Uyku sersemi adam telefonu açtı. Telefondaki ses annesine aitti.<br />
 <br />
Telaşlandı, korktu başlarına bir şey mi gelmişti? Annesi 'nasılsın oğlum iyi misin' diye sordu. Oğlu şaşkın bir ifadeyle ' iyiyim anne hayırdır bir şey mi oldu siz iyi misiniz?' dedi.<br />
<br />
Annesi ' biz iyiyiz bir şeyimiz yok sadece sesini duymak istedim ' dedi.<br />
<br />
Oğlu da 'anne bunun için mi aradın saat sabahın üç buçuğu yarın da konuşabilirdik' deyince annesi de<br />
'rahatsız mı ettim oğlum?' dedi.<br />
Oğlu<br />
'evet anne rahatsız ettin' deyince annesi<br />
'30 sene önce sen de beni bu saatte rahatsız etmiştin, doğum günün kutlu olsun...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Hayatta geri alınamayacak iki (2) önemli şeyden biri zaman diğeri de söylenen sözdür ..<br />
Aşağıdaki anekdot bu iki değeri bir arada ifade ediyor .......<br />
Evin telefonu sabaha karşı üç buçukta çaldı. Uyku sersemi adam telefonu açtı. Telefondaki ses annesine aitti.<br />
 <br />
Telaşlandı, korktu başlarına bir şey mi gelmişti? Annesi 'nasılsın oğlum iyi misin' diye sordu. Oğlu şaşkın bir ifadeyle ' iyiyim anne hayırdır bir şey mi oldu siz iyi misiniz?' dedi.<br />
<br />
Annesi ' biz iyiyiz bir şeyimiz yok sadece sesini duymak istedim ' dedi.<br />
<br />
Oğlu da 'anne bunun için mi aradın saat sabahın üç buçuğu yarın da konuşabilirdik' deyince annesi de<br />
'rahatsız mı ettim oğlum?' dedi.<br />
Oğlu<br />
'evet anne rahatsız ettin' deyince annesi<br />
'30 sene önce sen de beni bu saatte rahatsız etmiştin, doğum günün kutlu olsun...]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>