MENGEN SÖZLÜĞÜ Arkadaşlar uzun zamandır düşündüğüm bi dermeyi sizlere sunuyorum. Sizinde yörenizde kullandığınız sözler, deyimler varsa eklermisiniz...... Abıca: Amca Açuk: Köy meydanına bakmak için açılan pencere Afur: Hayvan yemlerinin koyulduğu ve yem yedikleri yer Allah andı vermek: Yemin vermek Anadut ya da Anazut: Üçlü çatal biçiminde bir tarım aracı Aşevi: Mutfak Avla: Bahçenin etrafına çevrilen çit Ayuğul: Ayol Azuk: Yiyecek nevale Baca omzu: Ocakların üstünde kibrit ve lamba koyulan bölüm Badılcan: Patlıcan Bakanak: Sığır cinsi hayvanların ayaklarının arkasındaki iki küçük tırnak Basak: Merdiven Basakbaşı: En son merdiven Baynımak: Gelişmek, güçlenmek Berek: Börek Bestil: Pestil Beyne: Böyle Bıldır: Geçen Bıldır: Geçen yıl Bıza: Buzağı Bocut: Bidon, Su testisi, Küçük su kabı Bostan kırımı: Ağustos sonu, Eylül başı Bögürmek: Hayvanlarin bagırması Buba: Baba Buğar: Çeşme Buva: Baba Cağlık: Banyo Cıt gada: Küçük, küçücük Cıt kadar: Küçücük Cigirgen: Isırgan otu Cizleme: Mısır unundan yapılan ekmek Cögüz: Ceviz Culuk: Hindi Cuyim-Nişim: Hayvanlara çağrılırken kullanılan kelimeler Çatra (Çatara): Çam ağacından yapılmış su kabı Çekelez: Sincap Çelermek: Aniden ortaya çıkıp bakmak Çıltı: Kara kuru, zayıf olan Çiçeklik: Misafir odalarında süs eşyası koymak için yapılan raf Çokalak: Kambur, sırtı eğri Çolaklamak: Görmeden eliyle bir şeyi yoklamak Çörten: Çeşmeden akan suyu oluğa taşıyan ortasına kanal açılmış ağaç Dalaş: Küçükbaş hayvan döğüşü Dalaşmak: Kümes hayvanları ile kedi, köpek gibi hayvanların kavgası Damaksı: Boyunduruğun alt kısmına takılan ağaç Daralmak: Sıkılmak, fenalaşmak. Darlık gelmek: Fenalık gelmek, içine bir sıkıntı gelmek. Demşek: Şımarık Dingildemek: Düşecekmiş gibi iki yana sallanmak. Dingilmek: Bir yerden aşağı düşecekmiş gibi sarkmak Diremec: Destek yapılan aracın adı. Diremek: Destek vermek, bir şeyi destek yapmak Diğren ya da diren: İki çatallı ağaç tarım aracı (dirgen). Dirgen: Ağaçtan yapılmış iki çatallı tarım aracı. Dize: Teyze Dokuş: Büyükbaş hayvan dövüşü Dombay: Manda (Erkek) Doruk: Örülen çorabın burun kısmı Düvensillik: Boyunduruğu düvene bağlayan ağaç. Eğsiran: Hamur yoğrulan kaptaki hamuru hem pazılamak, hem de biten hamur artıklarını sıyırtmakta kullanılan demir alet. Eğün: Köy evlerinde salona verilen isim. Elçeme: Yaramaz Elet: Götür Ellehelim: Galiba Ellehim: Herhalde Ellek: Fesat çıkaran, sözünde durmayan. Ellik: Eldiven Emecen: Eskiden, bir bezin içine patates püresi ya da başka bir şey konularak çocukların ağzına verilen bir çeşit emzik. Erük: Erik Eveğun: Salon Eyne: Öyle, tasdik sözü Fistan: Kadın elbisesi Gadı: Erkek çocuk, kişi, eskiden hakimlere söylenen söz Gadım: Kardeşim (erkek için). Gaklık: Köy evlerinde balkon Gara gurtla yiyesice: Bir ilenme sözü Gaygana: Peynirli omlet Gayınna: Kaynana Gayınnata: Kayınpeder Gegek: Bir şeyi çekmek için kullanılan araç. Otluk denilen ekin yığınlarından ekin demetlerini çekmeye yarayan ucu kanca biçiminde uzun ağaçtan tarım aracı Gerezlemek: Kapıları ve pencereleri soğuktan korumak için perdelemek. Geriş: Köylerin çevresindeki otlak alanlar, mera. Göğermek: Morarmak, mosmor olmak. Gövlez: Köpek yavrusu Göynek: Gömlek Gözemek: Yün çorapların eskiyen yerlerinin tekrar yünle örülerek yamanması. Gözer: Bir cins ekin kalburlamaya yarayan araç. Gözerlemek: Ekin kalburlamak. Gufa: Kova Guslahane: Banyo Güdüğüm: Kardeşim (kız için). Güme: Yeni doğan hayvanların koyulduğu bölüm. Gün kavuşmak: Güneşin batması Güvlek: Hayvanlara yiyecek hazırlanan kap. Hambar: Kışlık yiyeceklerin bulunduğu yer. Hataş: Ateş Hela: Tuvalet Helke: Bakraç Hovlamak: Ürkmek ya da korku sonucu birden atılmak. Höcüre: Köy evlerinde karanlık oda. Ibüruk: İbrik İdare: Tenekeden yapılan gaz lambası. İlenmek: Beddua etmek İliyen: Leğen Kavlak: Kabuk ya da derisi soyulmuş, kavlamış. Kavlamak: Dış kabuk, ya da derinin soyulması. Kavsal: Yazın harmandan samanlığa saman taşımakta kullanılan araç. (Sele) Kavşamak: Gevşemek, dağılmak. Kelezlenmek: Perdeli, sisli, bulanık görmek. Kemre: Hayvan gübresi Keşik: Köyde sığırların her gün bir aile tarafından sırayla topluca otlatılması. Kığıştı: Hışırtı, sessiz bir ortamda duyulan çok hafif ses. Kılanmak: Karşı gelmek Kiler: Süt ve süt ürünlerinin koyulduğu yer Kiren: Kızılcık Kocakuş: Kartal, şahin Kömeç (Gömeç): Bir cins büyükçe köy ekmeği, iri somun. Kömüş: Ülkemizde camız ve manda gibi isimleri var Kösnük: Çökmüş, yere oturmuş. Kösnümek: Çöke kalmak, çöküvermek. Kuruluk: Köylerde, evlerin yanında bulunan, odun ve tarım araç- gereçlerinin saklandığı ağaçtan yapılmış küçük bina. Kürümek: Kürekle temizlemeye, toplamaya çalışmak. Lapçın: Kara lastik Misir: Mısır Namazla: Seccade Nele Wa: Neler var Neeeeeeeeeşt: Sığırı kovma Nıypıyın: Ne yapayım Olluk, oluk: Çeşmelerde, çeşmeye bitişik olarak yapılan, büyük ve küçük baş hayvanların su içme ihtiyacını karşılaması için yapılan yer. (Çocuklar için de, olimpik yüzme havuzu..) Otyolumu: Haziran ayı. Öküssemek: Büyükbaş hayvanların yumurtlama dönemi Patatis: Patates Pislayaç: Saç üzerinde yapılan ekmeği çevirmeye yarayan alet Pörü: Küçük çivi Sedir: Tahtadan yapılan ve sadece oturmak amacıyla kullanılan oturmalık. Selavatlamak: Uğurlamak Sıracalı: Pis Siyat: Köy evlerinde giriş yeri. Subek: Bebeklerin hazır bez olmadan önce çişi gelince altına sürülen şey Susa: Yol boyunca. Sütlük: Mutfak Şart olsun: Vallaha, yemin sözü Şaşudu: Şasırdı Tahmaz: Aldırmaz Temek: Hayvan dışkılarının atıldığı pencere. Tokuş: Boğa güreşi Uşak: Çocuk Viyvi: Hindi yavrusu Vuyhaaa: Yırtıcı vahşi kuşları kovalamak için söylenen bir söz Yal: Sulu hayvan yiyeceği Yaslıyaç: Ekmeğin şekil verildiği tahta Yımırta: Yumurta Yüklük: Yatak, yorgan koyulan yer. Zahra: Hayvan yemi Zerhoş: Sarhoş
ya bayıldım bazı kelimelere özellikle ' cıt gada ' bu günlerde sıkça kullanıyorum ,çevremdekiler in çok hoşuna gidiyor .
Ayşe Hanım teşekkür ederim beğenilerinden dolayı. Saygılar sunarım...
En son düzenleme: 06-05-2008 08:57:29 AM YALNIZ KURT.